Anne olmak sanattır


27 Eylül 2010

1601


 

Aile Terapisti Yaşam Yanardağ Çelik, annelerin çocuklarıyla birlikte büyüdüğünü ifade ederek, bu nedenle annelerin kendi yaşını yaşarken, diğer yandan da çocuğunun yaşını yaşadığını söyledi. Çelik, eğer annenin çocuğuyla aynı yaşı yaşarsa kuşak çatış


Mersin İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen `Kadın Sağlığı Projesi` kapsamında başlatılan eğitim seminerleri devam ediyor. İl Özel İdaresi Toplantı Salonu`nda gerçekleştirilen `Anne Olma Sanatı` konulu seminerde konuşan Aile Terapisti Yaşam Yanardağ Çelik, anneliğin dünyanın hem en keyifli, hem de en zor olmasının yanında vazgeçilmez bir sanat olduğunun altını çizerek, annelerin hayattaki en önemli sanatçılar olduğunu söyledi. Annelerin bazen çok kötü, bazen vasat ya da mükemmel eserler ortaya çıkartabildiğini belirten Çelik, tam da bu noktada edinilen bilgilerin nereden ve ne şekilde öğrenildiğinin sorgulanması gerektiğini kaydetti.

 

Annelerin iç güdüleri ve model alma yönteminin yanı sıra kadınların kendi istek ve arzularıyla öğrenme yönetimini seçebildiğini dile getiren Çelik, `Peki anne olmayı nasıl öğreniyoruz? Davranış bilimcilerine göre anne olma duygusu bir içgüdü ama aynı zamanda kendi annemizi model olarak öğrendiğimiz bir duygu ve davranış görüntüsüdür.

 

Küçük kız çocuklarının oyunlarını gözlemlediğimizde evcilik oyunlarında anne rolüne girdiklerini ve tıpkı anneleri gibi davrandıklarını görebiliriz. Bu nedenle çocuklarımızın oynadığı oyunlar, onlar hakkında en önemli verilerdir. Çünkü oyunlara baktığımızda kendimizi görürüz bir bakıma. Aynaya bakmış olursunuz. Siz nasıl bir anneyseniz, çocukta evcilik oyununda öyle bir anneyi canlandırır` dedi.

 

`ANNE ÇOCUĞUYLA AYNI YAŞTA OLURSA KUŞAK ÇATIŞMASI DA YAŞAMAZ`

 

Anne olmayı kadınların genlerindeki şifrelerden bildiğini vurgulayan Çelik, çocukların kendi annelerini model alarak bu konuda kendini geliştirdiğini ve bu gelişim sürecinde de bireyin kendi kişiliği, hayata bakış açısı ve en önemlisi çocuğun annesine öğrettiklerinin de etkili olduğunu dile getirdi.

 

Her çocuğun annesine anne olmayı farklı açılardan öğrettiğini ifade eden Yaşam Yanardağ Çelik, anne olmanınsa çok hassas bir çizgide dikkatli yürümek olduğunu belirtti. 0-6 yaş aralığının bir çocuğun hayatındaki en önemli evre olduğunu, kişiliğin bu yaşlarda oturduğunu ve çocuğun bu dönemde aldıklarıyla yetişkin bir birey olabileceğine dikkat çeken Çelik, bunun yanında anneler için dün ya da yarın olmadığını, sadece şimdi olduğunu ve çocuğunu şimdiki zamanda yetiştirdiğini anlattı. Çelik, `Yani çocukla şimdi ilgilenilmeli, karnı şimdi doyurulmalı, şimdi uyutulmalı ve oyun şimdi oynanmalı. Hiçbir şey ertelenmemeli. Çocuk şimdide yaşıyorsa, anne de şimdi yaşamalı. Anneler kendi yaşını yaşarken, diğer

 

taraftan da çocuğun yaşını yaşamak zorunda kalıyor. Çocuğumuz 2 yaşındayken, 2 yaşında bir çocuğa annelik yapmayı öğreniyoruz. Aynı şekilde çocuğumuz 30 yaşına geldiğinde bu kez 30 yaşındaki bir çocuğa anne olmayı öğreniyoruz. Bu nedenle biz, çocuğumuzla birlikte büyüyoruz. Eğer çocuğumuzun yaşında olursak, işte o zaman kuşak çatışması da yaşamayız. Anne olmayı öğrenmek sonsuz bir süreçtir. Anne olma deneyimi, kadının tüm yaşamına dağılan bir öğrenme sürecidir. Söz konusu süreçte de anneye en doğru bilgiyi çocuk verir. Çocuk bir bakıma annesine anne olmayı öğretir` diye konuştu.

 

`ANNE İLE ÇOCUĞUNU BİRLEŞTİREN ŞEY SEVGİNİN TA KENDİSİDİR`

 

Bir annenin 5 çocuğu varsa, o annenin 5 ayrı kişiliğe sahip olduğu görüşünü savunan Çelik, bu noktada da annenin her bir çocuğu için farklı şeyler vermesi gerektiği uyarısında bulundu. Birbirinden tamamen farklı yapılarda olan anne ve çocuğu birleştiren, ortak noktada buluşturanın ise sevgi olduğunu dile getiren Çelik, sevginin kaynağının da doğru bilği olduğuna işaret etti.

 

Çelik, doğru bilgiye ulaşabilmek için çocuktan gelen duygusal mesajların iyi çözümlenmesi, bunun için de çocuğun kişilik yapısının keşfedilmesi, gelişim dönemleri hakkında bilgi sahibi olunması gerektiğini söyledi. Duygusal mesajların sadece algılamakla sınırlı olmadığı uyarısında bulunan Çelik, bu mesajların tırnak yeme, altını ıslatma, okula gitmek istememe gibi durumlar olarak da ortaya çıkabileceği bilgisini vererek, bu nedenle de sorunun kaynağının iyi bilinmesi gerektiğini vurguladı.

 

Kadın Sağlığı Projesi Koordinatörü olan Mersin Valisi Hüseyin Aksoy`un eşi Hülya Aksoy ise, proje kapsamında kadınları sadece sağlık açısından değil, aynı zamanda eğitimle farklı konu ve alanlarda bilinçlendirmeye çalıştıklarını anlattı. Annelik konusunun oldukça önemli olduğunun altını çizen Aksoy, annelerin de zaman zaman bilinçli ya da bilinçsiz hatalar yaptığını, bu durumun önüne geçilebilmesi adına düzenlenen etkinliğin önemli olduğunu ifade etti.


Yorumlar