Karne Sendromu


07 Haziran 2010

2427


 

Yine bir eğitim-öğretim yılının sonuna yaklaşmaktayız ve her yıl olduğu gibi bu senede pek çok ailede karne ile ilgili sorunlar yaşanacak. Bu gibi durumlarda önemli olan bu sorunu; karşımızdakinin, yani çocuğumuzun ruhunu incitmeden eğer ortada bir sorun var ise karşılıklı konuşarak düzeltmeye çalışmaktır.

Karne döneminde öğrenciler, değerlendirilecek olmanın vermiş olduğu kaygıyı yaşar. Kötü karneyle ailesinden “kötü evlat”, “beceriksiz, işe yaramaz çocuk” gibi  geribildirim alacağını düşünen çocuklarda  evden kaçma, karne notlarında değişiklik yapma veya intihar teşebbüsünde bulunma gibi  davranışlar görülebilir ve karne dönemi hem öğrenci hem de aile için kabusa dönüşebilir.  Bu nedenle karne döneminde çocuğunuza  yaklaşımda  bilmeniz gereken önemli ipuçları var.

 

Öncelikle çocuğun karnesini görmeden önce yorumda bulunulmamalıdır. Örnek olarak, “karnede zayıfın olursa eve gelme ha!”, “zayıfın olursa sana tatil yok!” … gibi yanlış yaklaşımlar bireyin kişilik gelişimini zedelemektedir. Oysa ki çocuğunuzun yaşama sevinci ve hayatı yorumlayışı, güvenilirliliği, saygılı olması,  sosyal ilişkilerinde ki  başarısı  ve sağlığı karne başarısından çok daha önce gelmektedir.  Bunun yerine “karneni al gel ailecek bir değerlendirmede bulunuruz yavrum” şeklinde ne olursa olsun, ailenin çocuğunu sevdiği ve yanında olduğu mesajını veren ifadeler kullanılmalıdır.

Kötü karneye sert tepki göstermek ve çocuğu diğer insanların yanında alay edip aşağılamak okuldan soğutabilir.  Özellikle ilköğretim 1. kademedeki çocuklar için ailenin ve çevrenin onayını almak özgüven gelişimi için çok önemlidir. Bu nedenle karneler değerlendirilirken çocuğu teşvik edici ifadeler kullanılmalıdır. Örnek olarak “matematiğin 3 düşmüş aferin ama ben senin daha iyisini yapacağına inanıyorum” şeklinde ifadeler kullanılabilir.

 

Başarısızlık nedenleri, çocuğun onurunu zedelemeden iyi tahlil edilmelidir. Okuldan mı, aileden mi, öğretmenden mi yada çocuğun ruh dünyasın da sıkıntı oluşturan bir takım psikolojik sebepler mi veya dikkat eksikliği gibi yapısal bir takım bozukluklar mı?  Bu gibi sebeplerin de dikkatlice araştırılıp incelenmesi gerekir.

 

Ayrıca çocukların ilköğretim, 1. kademeden 2. kademeye, 8. sınıftan lise 1. sınıfa, çocukluktan ilk ergenlik dönemine geçişte, taşınma sonucu şehir ve okul değişikliklerinde   uyum süreci yaşadığı için başarılarında geçici düşmeler  olabileceği unutulmamalıdır.

 

İyi karneleri ise takdir etmek ve ödüllendirmek çok önemli. Ancak kimi aileler çocuğun yaşına uygun olmayan,  aile bütçesini zorlayacak abartılı maddi  hediyelerle  çocuklarını ödüllendirdiklerini düşünmektedirler. Bu durumda çocuk  her başarısında yada yerine getirmesi gereken sorumluluklarında  aileden sürekli maddi imtiyaz veya hediye  beklemektedir. Karneyi ödüllendirirken çocuğu  fark etmek, takdir etmek gibi manevi ödüllendirmeleri,  çocuğun ihtiyaçlarına uygun, makul maddi ödüllerle desteklemek ruhsal gelişimi için daha sağlıklıdır. Çünkü okula gitmenin ve ders çalışmanın çocuğun bir sorumluluğu olduğu unutulmamalıdır.

Karne Döneminde Anne – Babanın Dikkat Etmesi Gereken Hususlar:

Eğer çocuğunuzun karnesi pek iç açıcı değilse, hatta “kırık notları” olsa bile asla onu dövmemeli ve kişiliğini rencide etmemelisiniz.

Çocuğunuzu diğer insanların yanında küçük düşürmemeli ve onu başkalarıyla kıyaslamamalısınız. Unutmayın ki kötü karneyi düzeltmek mümkündür; fakat çocuğun ruhsal   dünyasında açılacak yarayı iyileştirmek pek de kolay olmayacaktır.

Çocuğunuzun okul başarısızlığının nedenlerini çok iyi değerlendirmeli ve bu başarısızlığın ortadan kalkması için neler yapılması gerektiğini ona anlatmalısınız. Çok fazla tepki göstermek kadar, hiçbir şey yokmuş gibi davranmak da doğru değildir. Fazla tepki gösterildiğinde çocuklar, sevilmediklerini ve aileleri tarafından başarılı olmaları koşulu ile sevileceklerini düşünürler. Hiç tepki göstermeme ise çocuk tarafından ilgisizlik ve umursamazlık biçiminde yorumlanabilir.

Çocuklar Tatili Nasıl Değerlendirmeli?

Karnesinde kırık notlar olsa bile çocuğunuzun tatilde dinlenmesini ve eğlenmesini sağlamalısınız. Zayıf dersi var diye çocuğu tatilden mahrum etmeniz, onun size öfke duymasına ve ders çalışmaya karşı direnç göstermesine sebep olabilir. Unutmayın ki çocuk için tatil bir ihtiyaçtır.

 Karnesindeki zayıfları, sürekli çocuğunuza hatırlatıp, onun tatilini zehir etmemelisiniz.

 Tatil döneminde çocuğunuzu “ders çalış baskısı” ile bunaltmamalısınız. Bu dönemde çocuğunuzun derslerden           kopmaması için tekrarlar ve konu pekiştirici soru çözümleri yeterli olacaktır.

  Tatiller, aile içi ilişkilerin güçlenmesi için de çok iyi bir fırsattır. Özellikle çalışan ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte nitelikli zaman geçirmesi her iki taraf içinde olumlu sonuçları beraberinde getirecektir.

 

                                 7/24 Psikolojik Danışmanlık

                                    Rıhtım Kadıköy/İST.

                                    0506-239 58 80

                                    0216-347 60 03

                                                       bariscakir@hotmail.com


Yorumlar