Cinsellik Üzerine


26 Aralık 2015

1005


İnsan olarak davranışlarımızın temelinde doğuştan getirdiğimiz içgüdüsel davranışlarımız, büyüme ve gelişmeyle de içinde yaşadığımız toplumdan edindiğimiz bir takım kurallar vardır.

Uyumak, acıkmak, susamak gibi cinsellik de doğuştan gelen temel bir içgüdümüzdür.

İnsanlığın varoluşundan günümüze kadar hep var olan cinsellik, kişinin yaradılışının bir parçasıdır. Nitekim Dünya Cinsel Sağlık Birliği tarafından da her insanın kişiliğinin ayrılmaz bir parçası olarak tanımlanır.

Dünya Sağlık Örgütüne göre cinsellik; "fiziksel, duygusal, entelektüel ve sosyal yönlerin kişiliği, iletişimi ve aşkı zenginleştirici etkilerin bileşiminden oluşur.

Cinsel bir varlık olarak insanın sadece bedensel değil; duygusal, düşünsel ve toplumsal bütünlüğü sağlayan, kişilik gelişimi, iletişim ve sevginin paylaşımını olumlu yönde zenginleştiren ve arttıran sağlıklılık halidir.

Cinsellik; psikolojik, sosyal, ekonomik, politik, kültürel, hukuki, tarihi, dinin, biyolojik ve ruhsal faktörlerin etkileşiminden etkilenmektedir."

Bu bağlamda cinsellik sadace seks demek değildir. Üreyerek neslin devamını sağlama dürtüsü olan seks, cinselliğin sadece bir boyutudur.

Kişiliğimizin ve hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan cinsellik; duyguları, düşünceleri, inançları ve davranışları içinde barındırdığından daha geniş kapsamlı ve çok yönlü bir kavramdır.

Sürekli olarak bastırılan ve daha çok 'seks yapma' eylemi ile algılanan cinsellik; hayatın içinden hep izole edilmiş ve bundan dolayı sağlıklı ve mutlu bir cinsel hayat yaşamamızı engelleyerek aynı zamanda sağlıklı ve mutlu bir hayat yaşam sürdürmemizi de engellemiştir.

Bu yönüyle cinsellik bastırılacak, hayattan izole edilecek ya da sadece seks eylemi ile açıklanacak bir olgu değil, hayatın her alanını kapsadığından hayatla iç içedir.

Sağlıklı ve mutlu bir cinsel hayat sadece yatak odasıyla sınırlı değil, aynı zamanda sağlıklı ve mutlu bir hayatı da barındırır.

Sağlıklı ve tatmin edici bir cinsel yaşam, cinselliği hayatınızın her alanına yerleştirerek yeniliklere ve gelişmelere açık olmakla başlar, kendi bedenini tanımak ve farkında olmakla gelişir ve hazza odaklanarak bunu partnerinizle paylaşmakla zevkli olur.

Cinsellik özgür bir ruh ve kabullenilmiş bedende hayat bulur.

Kendi bedenini ve partnerinin bedenini keşfeden kişi tatmin edici ve sağlıklı bir cinsel yaşam ve mutlu bir hayat sürdürmek için adım atmış olur.

Beden ve ruh sağlığımızın temelinde yer alan cinsellik, bu yönüyle bedensel ve ruhsal rahatlama sağlayarak hayatla bağımızı pekiştirir.

Cinsellik, paylaşımın en özel biçimi, hayatın temel parçasıdır.


Yorumlar