Psikolog ve Psikolojik Danışmanların Ders/Seans Görevi - Engelli Tanılama Sorunları


13 Şubat 2009

4792


        Değerli Okuyucularım,

        Ben Psikolog veya Psikolojik Danışman Rehber Öğretmenlere özel öğretim kurumlarında, ders /seans görevi yazılamayacağı ve imzalatılması bile ücret ödenmeyeceği vb. durumları ile ilgili defalarca Makale yazmama rağmen, son günlerde bazı Özel Öğretim Kurumu yönetici ve meslektaşlarımdan, aynı konularda; uygulamadan kaynaklanan sorunlar yaşadıkları , bu nedenle tereddütler yaşadıkları ve yanlış uygulama yapılması için ne gibi bir uygulama yapmaları gerektiği vb. konularda çok sayıda mail atarak, görüş istemelerine karşın; son kez bu konuda Makale yazma ve açıklama yapma gereği duydum.
     Oysa Özel Öğretim Kurumlarının bu gün en büyük sorunu, 15.01.2009 tarihinde yazdığım 'Engelli Eğitiminde Sağlık Kurulu Raporu Alma Zorunluluğu' adlı Makalemdir. Özel Öğretim Okulu ve Rehabilitasyon Merkezleri acilen bu sorunlara odaklanmalıdırlar.
         Makalemde belirttim. Hastanelerden kaynaklı sorunlar nedeni ile rapor süresi dolan engellilerin Sağlık Kurulu Raporunu yenilemek için yoğun taleplerden dolayı her engelli öğrenciniz için kaç ay bekletileceksiniz.... Çevre illere Sağlık Kurulu almak için yönlendirilen velilerin bir sorun yaşaması durumunda, ne gibi yasal olumsuzluklarla karşılaşılacak...     Özellikle yine vurguluyorum. 
     Hastanelerde, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi olmaması durumunda çocuklar için 'özellikle 14 yaş altı'  rapor alma istemlerinin geri çevrilmesi..... 
   Hastanelerde Tıbbı Tanılama ' IQ Testleri'  yapacak, Psikolog olmaması yada Psikolog sayısının yetersizliği; rapor almak için müracaat eden engelli sayısının çokluğu, IQ Testlerini hangi uzman uygularsa uygulasın belirli bir süre alması ' Gerçekten her engelliye IQ Testi uygulanmaya kalkılsa günde bir Psikolog en fazla 5 ile 10 engelliyi test uygulayarak,  tanılayabilir. “ Psikologların uygulayacağı Tıbbi Tanılama , IQ Testleri uygulanma süresi bir saatten daha az olması mümkün değildir.                        
      Tekrar ediyorum! Psikolog, Eğitsel Tanı yapamaz !.. 'Uygun eğitsel testler ve tanılama için hizmet-içi eğitim almamıştır. Ancak tıbbı tanılamalarda uzmandır. Ülkemizdeki kullanılan ölçme araçları objektif ve güvenilir değildir. Daha doğrusu, çoğu standartlara uygun değildir.  Yaşlara ve engel gruplarına göre, ayrı ayrı yapılandırılmalarına ve İlden ile, kırsal yörelere göre ayrı, ayrı normlarının düzenlenmesine ihtiyaç vardır.
    Benimde kurs eğitimi ve sertifikası aldığım, TKT-7-14  Türkiye normları düzenlenmiştir. Bu ölçme aracı, diğer eğitsel tanılama araçları gibi Eğitsel Tanılama amaçlı düzenlenmiş ve Türkiye normları yaşlara göre, il ve kırsal yörelere göre ayrı ayrı düzenlenmiş objektif bir testtir.  “Diğer değişle geçerliliği ve güvenirliği yüksektir.”  Ben bu testi, uygulamada il merkezi, ilçe ve köylerimizde bulunan yüzlerce eğitilebilir ve hafif eğitilebilir öğrencimize uyguladım. Okul öncesine Denver Gelişim ve Tarama ölçeği ve benzeri bir çok Eğitsel Tanılama Testini gerektiğinde uyguluyorum. Genelde değerlendirmeler sonucu, olumlu geri dönütler alıyorum.
      Bu nedenle; Okul öncesi ve Okula devam eden 'Eğitilebilir ve hafif eğitilebilir' öğrencilere Psikolog meslektaşlarım Eğitsel Tanılama yapacak eğitimi almamışlardır. Eğitsel Tanılama yapmazlar. Ancak tıbbi tanılama yaparlar. Tıbbı tanılama konusunda eğitim almışlardır ve yeterlilikleri, uzmanlıkları bulunmaktadır.
   Ülkemizde kullanılan IQ Testlerinin uygulaması,  40 dakika ile 60 dakikadan daha az olmamakta, en az değerlendirme ile her engelli çocuk için; bir ile bir buçuk saat sürede uygulanıp, değerlendirilmektedir.  ' Denver Gelişimsel Tarama Testi,  Stanford Binet Testi, Wiscr, MMPI, Rorchach, Kent, Cattel, Likert, Ankara Gelişim vb.'  ve burada adının belirtmediğim bazı testlerin hepsi IQ Testi olmadığı gibi bir bölümü Eğitsel Tanılama amaçlı geliştirilmiş yada standardizasyonu “ Bazılarının ülkemizde standardizasyonu yapılmıştır. Denver, TKT, Ankara Gelişim vb” yapılmış, bir çoğunun Türkiye Standardizasyonu yapılmadığı, çoğu yetişkinler için düzenlenmiş yada yada Türkiye normlarına uygun düzenlenmiş değildir. Yine  bu testlerin özellikle IQ Testlerinin çoğu kişilik belirlemek ve ölçmek için kullanılan testlerdir.
   Bu ve benzeri sorunlar bir tarafa, hastanelere her gün çok sayıda müracaat eden engelli sayısının gereğinden fazla olması, bu engellileri tanılamak ve engelli talepleri karşılamak için ' Yalnız engelli değil, maaş çıkarma, bez alma, evde bakım, psikoteknik inceleme, psikoterapi alma vb. büyük bir hedef kitlesinin ihtiyaçlarını ve taleplerini karşılamak; kısacası Psikolog arakadaşlarım tüm hastalara  “hedef kitleye” bakma, tanılama, test uygulama ve değerlendirme, terapi vb. hizmetleri yerine getirme durumundadır. '  Bu yoğun çalışma ortamında, elindeki yukarda belirttiğim özelliklere sahip, bu testlerle “ IQ Testleri”  Psikolog arkadaşım , mesai saati süresinde başını bile kaşıma ihtiyacı duymadan, yetersiz psikolojik ölçme aracı ile onlarca hastasına “IQ testi yaparak”, Tıbbı Tanılamasını ve bunun sonucu verilen Sağlık Kurulu Raporunun objektif olacağını nasıl bekleyebilirsiniz. Bu beklenti içinde olmaya kimin hakkı olabilir. DAHA SONRA DEDİKODULAR... BU ENGELLİYE BU RAPORU HANGİ HASTANE DÜZENLEMİŞ, SUÇLAMALAR !....
        Koşullar Ortada !....
        “Arife tarif gerekmez.”
   Bu koşulların sonucu olarak hastanelerimiz, risk almamak için rapor alması gereken bazı engellilere de olumsuz rapor düzenleyebilecektir......
        Kurunun yanında yaşta yanacaktır.
       Tüm bu nedenlerle, çıkarılan yeni yasanın 2009 da yürürlüğe konulması hele hele ilgili yönetmeliğin düzenlenmesi ve Özürlüler İdaresinin görüşünün bile alınmaması “Gerçi bir yasa yada yönetmelik düzenlenmeden, tüm ilgili olanların, ilgili kurum ve kuruluş temsilcilerinin, uzmanların ve akademisyenlerin, engellilerle ilgili sivil toplum kuruluşlarının görüş ve önerileri alınmadan çıkması halinde büyük sorunlar çıkması kaçınılmazdır.”   Beklenmeden 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe konulması. Buda yetmezmiş gibi   Özel Eğitim ve Rehberlik Genel Müdürlüğünün 18.12.2008 tarih ve 5102 sayılı teklif yazılarını, MEB Talim Terbiye Kurulunun görüşerek; “Zihinsel Engelliler Destek Eğitim Programı” 01.01.2009 tarihinden itibaren uygulamaya konulmasına rağmen Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünce ilgili yönetmeliğin çıkmaması oldukça manidardır.
      Oysa, Eğitsel Tanılama Rehberlik Araştırma Merkezlerindeki uzmanların işidir. Bu gün olmuş, kanunun 2009 Ocak ayında, Özürlüler Programının aynı tarihte uygulamaya konulmasına karşın; Kanun gereği düzenlenmesi gereken,yönetmelik henüz meçhul! Bir hazırlık yapılıyor mu? Çıkmak üzere mi? Kimler düzenliyor ? Bu saruları yanıtlamak güç. Ancak, kanun gereği 24 Şubat-2009 “ Kanun 24.08.2008 de Resmi Gazetede yayınlandı. Kanuna uygun yönetmelik bu kanunun yayımlandıktan 6 ay içinde düzenlenir”  TARİHİNE KADAR ÇIKMASI GEREKMEKTEDİR....
    Lütfen bu sorunlara odaklanın!...
   Ne olacak bu özel öğretim kurumlarının hali!....
     Özel Öğretim kurumlarının 6 ay sonraki halini düşünmek bile istemiyorum.
      Kafalarını bu gün kuma gömenler,yarın kutsal bir vatan görevi yaparak; engellileri eğitip, rehabilite  ederek, kendine yeterli ve topluma yaralı bireyler olarak kazandıran bu kurumların;  birer birer kapısına kilit vuracakları günler yakındır. 'Görünen köy kılavuz istemez'
     Bu gelişmelerin sonucu,engellilere ve ailelerine en büyük kötü lüğü yapmakla kalmayıp; yeni işsizler ordusu yaratacaklardır !......
       Yetkililer ve engelli  ailelerine sesleniyorum. Lütfen !  Lütfen! Bu sorunlara bir an önce çözümler üretecek, önlemler alıp, düzenlemeleri hayata geçiriniz.
        Yoksa çok geç kalınmış olacaktır.
;           
                 Şimdi Makalemize dönelim. Aşağıdaki Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün yazılarına,  deneyimlerime dayanarak, ilgili yazının altındaki paragraflarda yorum getirdim. Getirilecek başka yorumlar mevzuata uygun değildir.
 
                           Saygılarımla.....
 
 
                                            MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
 
                                      Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü
 
Sayı:B.08.0.ÖÖG.0.19.01.03/284-  /59272                                                                                                     
                                                                                                                          25 kasım  2008
 
Konu: rehber öğretmen
 
İlgi(a) yönetmeliğin 6'ıncı maddesi gereğince özel,özel eğitim kurumlarında görevlendirilen rehber öğretmenlerin bireysel ve grup eğitimi derslerine /seanslarına girip giremeyeceklerine ilişkin çeşitli valiliklerden görüş istenmesi üzerine konu hakkında ilgi(b) yazı ile bakanlığımız Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığından görüş istenmiştir
Alınan ilgi (e)cevabı yazıda;
ilgi(ç) karar ile kabul edilen bakanlığımıza bağlı eğitim kurumlarına öğetmen olarak atanacakların atamalarına esas olan alanlar ile mezun oldukları yüksek öğretim programları ve aylık karşılığı okutacakları derslere ilişkin esaslar ve eki çizelgeye göre Psikoloji alanına sadece ortaöğretim alan öğretmenliği tezsiz yüksek lisans yada pedogojik  formasyon programını başarı ile tamamlayan psikoloji bölümü mezunlarının atanabildiği,
ilgi(ç) ve (d) karara göre rehber öğretmenlere aylık karşılığı ders görevi verilmediği,ancak 18 saat ders niteliğinde yönetim görevi verildiği ayrıca ilgi(c) yönetmeliğin 55 inci maddesine göre de rehber öğretmenlere ders görevi verilemeyeceği dikkate alınarak uygulamanın bu doğrultuda yapılmasının uygun olacağı değerlendirilmiştir,denilmektedir.
 Bilgilerinizi ve gereğini rica ederim.
 
                                                                                                                                                                                                                                                          Mehmet KÜÇÜK
                                                                                                                                                                                                                                                                Bakan a.
 
 
 
 
 
  
         Daha önce yazdığım Makalelerde de belirtmiştim. Bu güne kadar MEB atamalarında, Üniversitelerin hangi alan / bölüm mezunlarının hangi ünvanla  atanabileceği konularda herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır.
          Özel Öğretim Okulları ve Rehabilitasyon Merkezleri 2006 yılına kadar SHÇEK mevzuatına uygun atanıyordu. Bu mevzuata uygun ders/ seans görevleri vardı. Ancak 2006 da MEB. Bağlanması ile ilgili düzenlemenin uygulamaya konulması ile bu kurumlarda ki atamalar ve görevler MEB mevzuatına uygun düzenlenmiştir.
    Yukarıdaki açıklamayı bazı kurum sahipleri ve meslek sahipleri kendine uygun yorumlamaktadır.  Oysa tek doğru ve yorun bu konuda alınan kararlar doğrultusunda yapılabilir.
          Öğretmen olarak atanacaklar Talim Terbiye Kurulu Kararları gereği eskiden Eğitim Bilimleri “şu anda”  Eğitim Fakülteleri  mezunları arasından yapılmaktadır.
             Eğitim bölümlerinden mezun olmayanlar “Geçmişte öğretmen açığının giderilmesi amacı ile atama yapıldı. Ancak  günümüzde atanması için Eğitim Formasyonu “Pedogojik Formasyon” almış olması yada Tezsiz Yüksek Lisans mezunu olması gerekmektedir.
      Yukarıdaki  koşullardan birincisi Psikolojik Danışman – Rehber Öğretmen atamasına uymaktadır. A.Ü. Eğitim Bilimleri Fakültesi Eğitimde Psikolojik Hizmetler Bölümü mezunları Psikolog olarak atanmış, bu program PDR bölümüne dönüşünce ve Fakültelerde bu bölümler açılınca;  Psikolojik Danışman Rehber Öğretmen olarak atamaları gerçekleşmiştir.
       Psikoloji Mezunlarından Pedogojik  Formasyon alanlar yada Tezsiz Yüksek Lisans eğitimi yapanlar atanmaktadır. “Rehber Öğretmen ünvanı ile atanmaktadır. Ancak, bu kişler mezun oldukları Fakülte , Program yada Bölüm gereği, Psikolojik Danışmanyada Psikolog ünvanı kullanabilmektedirler.”
      Tüm bu nedenle, çeşitli kanun, yönetmelik ve Talim terbiye Kurulu Karar ve görüşlerinde yukarıdaki hususlar vurgulanmıştır.
                 MEB ‘na bağlı, okulların, Psikolojik danışma ve Rehberlik Servislerine ve RAM’a atanan, Psikolog / Psikolojik Danışman –Rehber Öğretmenler ;  Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliğine yada atandıkları kurum ile ilgiki yönetmelik ve mevzuat hükümlerine uygun  görevleri yaparlar.
              Tüm bu nedenlerle MEB bağlı kurumlara atanan,  Psikolojik Danışman-Rehber Öğretmen ve Psikolog aynı birimlere atandıkları için, aynı mesai saatinde; günde 6 ders /seans  “iş saati=60 dakika” haftada toplam 30 ders/seans görev yaparlar. 12 saati maaş karşılığı görev, 18 saat ücret karşılığı görevdir. Yine diğer öğretmenler gibi tatil ve izinlerini kullanırlar. Yönetici olarak atanabilirler, Ders, sınav, nöbet vb. idari görevler verilemez.  Psikolojik Danışma, Terapi, Tanılama, Psikolojik Danışmanlık, Rehberlik Hizmetleri , BEP Kurulu görevleri, Rehberlik Yürütme Kurulu, Aile Eğitimi vb. mevzuatta belirlenen görevleri yaparlar Ancak, belirtilmeyen hususlar, MEB bağlı kurumlardaki hükümler uygulanır. Bu kurumlardan daha düşük ücretle çalıştırılamazlar.   “ Mesai saati, ders ücreti, tatiller vb özel öğretim kurumlarında sözleşmeye bağlı değişebilir. Ancak mevzuat hükümleri karşılıklı ihlal edilmeden ….”
  
                                                             Halil Türkmen
                                                     Psikolog/Psikolojik Danışman

Yorumlar