Dil Yaşam ve Ölüm Gücüne Sahiptir



Eşler arasında sağlıklı iletişim, etkin bir dil kullanma, iyi bir dinleyici olma ile kurulur ki, güzel konuşabilmek için iyi bir dinleyici olmak gerekir. Bu sebepledir ki bir dilimiz iki kulağımız vardır, az konuşup çok dinleyelim diye. Ağzımızdan çıkan her sözün sahibi ve sorumlusu olduğumuz gerçekliliği beynimizde yanan ampul gibi olmalıdır. Ne söyleyeyim diye baştan düşünmek, ne söyledim diye sonradan pişman olmaktan çok daha iyidir. Söz oka benzer ağzından çıktımı geri döndüremezsin. Ağzın açtığı yarayı hangi merhem azaltabilir. Yaralı bir yürek mutlu bir hayat sunabilir mi?

Kadın ve erkek yüreğe konuşmayı, motif motif işlemeyi öğrenmelidir. Güzel sözler söylemek yüreğin duymasını sağlar. Yüreği duyan çiftler bütün benliğiyle birbirlerini anlar. Anlamak, hoşgörülü olmayı, hoşgörülü olmak dinlemeyi, dinlemek ise güzel konuşmayı sağlar. Kulak yüreğe giden bir caddedir. Güzel konuşmak ise bir sanattır ve aklı kullanmayı gerektirir. Konuşma sanatı, düşündüklerinin hepsini söylememeyi ancak söylediklerinin hepsini düşünmeyi emreder. Kelimeler cama benzer, göstermeye etki etmedikleri vakit görüşe engel olurlar. Bazen yaralı bir yürek için mücizevi bir merhem olurken kelimeler, bazen ise zehirli bir ok oluverirler. Hangisinin olacağı tamamen bizim elimizdedir. Mutluluk bir tercihtir. Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır sözü bize sözün gücünü, kalbe nasıl tesir ettiğini anlatmaya yeter. Güzel şeyler söylemek, güzel kelimeler seçmek yüreğe şifa olur; sevgiyi besler doyurur. Zehirle pişmiş aşı kim yemeğe gelir. Her kulak hoş bir söz işitmeyi, her yürekte kocaman bir sevgi beslemeyi arzular ve içinde sevgi besleyemeyen bir yürek yaşayamaz.

Evlilik

Evlilik, bireysel mutluluk ve toplumsal huzur ve gelişim için çok önemli bir kurumdur. Kadın ve erkek, evlilik kurumunun önemini kavrayarak bu kurumu oluşturmalıdırlar. Mutlu ve sağlıklı bireyler mutlu sağlıklı ve huzurlu bir aile yaşantısı toplumsal huzur ve düzenide sağlayacaktır. Mutlu ve huzurlu ailelerde yetişen çocuklar sağlıklı gelişimlerini tamamlayarak toplumda üretken, başarılı ve mutlu fertler olarak yer alırlar ve ancak sağlıklı insanlar sağlıklı ilişkiler kurabilirler. Çiftler bu gerçeğin farkında olmalıdır. Eş olmanın ana- baba olmanın bireysel ve toplumsal sorumluluklarını bilmelidirler.

Evlilik doğaçlama yaşanan bir olay olmadığı gibi, senaryosu belli bir sahne oyunu da değildir. Evlilik, kuralları olan, sorumlulukları, sınırları belli, görev ve yükümlülükleri tanımlanmış sistematik bir kurumdur. Gençler öncelikle evlilik kurumunu tanımalı, sorumluluklarını bilmeli, görev ve yükümlülüklerini kabul edip, hazırlıklı olmalıdırlar. Tıpkı büyük, köklü başarılı şirketler gibi evliliğinde; sevgi saygı ve güven temelleriyle kurularak, huzur ve mutluluk kazançlarını elde edip, sağlıklı birey, sağlıklı aile olabilme başarısını yakalayabilmek için sağlam kurulması ve doğru yönetilmesi gerekmektedir.


Yorumlar