Çocuklarda Hipnoz ve Hipnoterapi


15 Nisan 2009

2092


ÇOCUKLARDA HİPNOZ VE HİPNOTERAPİ

     Hipnoz ile çocukların yaşadığı bazı psikolojik sorunları tedavi etmek mümkündür. Çocuklarda özellikle aşağıda sıralanan durumlarda başarılı sonuçlar alınmaktadır.

1- Alt ıslatma(enürezis nokturna),

2- Fobiler,korkular ( karanlık korkusu, köpek korkusu, yükseklik korkusu, okul korkusu )

3- Dikkat eksikliği
4- Konuşma bozukluğu ( kekemelik )
5- Davranış bozuklukları(saldırganlık,hiperaktivite vs..)
6- Eğitim ve öğrenme sorunları
7- Uyum sorunları ( arkadaşlarına, okul ve sınıfına vs..)
8- Parmak emme, tırnak yeme,tik gibi davranış sorunları

9- Çocuk alerjileri(astım vs..) hipnoterapi ile tedavi edilebilir.

   Çocuklarda hipnoz kolaydır çünkü hayal güçleri çok iyidir, hikayelerden çok hoşlanırlar ve yetişkinlere göre daha çabuk tepki verirler.Belli bir sınır olmamakla birlikte 5 yaşından küçüklerde hipnoz uygulamak zordur. Hipnoz olması için çocuğun söyleneni anlaması ve biraz konsantre olabilmesi gerekir. Hipnoz çocuk için bir oyun gibidir. Çocukların hipnozla ilgili korkuları yoktur. Çocuklar otorite figürünü severler. Çocuklar emir almaktan, yönlendirilmekten hoşlanırlar. Bu nedenle çocukta hipnoz büyük hipnozuna göre daha kolay gerçekleşir. Ancak hipnoz yapacak kişiye güvenmesi gerekir. Hipnozun çocukta usta ellerde uygulandıktan sonra bir tehlikesi yoktur. Çocuk sorunlarını, hipnoz uygulayacak kişiye anne baba olmadan aktarır. Anne baba çocukla beraber hipnoz yapacak kişinin bir zararı olmadığı inancını yerleştirene kadar içerde kalabilir. Hipnoz öncesi anne baba çocukla konuşmalı ama asla hipnoz kelimesini kullanmamalıdır. "Seninle konuşacak, sorunlarını tartışacaksınız vs." gibi şeyler konuşması yeterlidir.

    Hipnoza başlamadan önce çocukla bir akranı gibi konuşuruz. Asla eleştirmeden. Anne baba gibi değil. Arkadaş gibi. Onlar küçüktür ama çok zekidir. Neden buraya geldiğini biliyorsun değil mi?.. diğer çocuklarla geçinemiyorsun.. okuldan sıkılıyorsun..vs..Çocuklarla onların dilinden konuşuruz.

    Hipnoz seansından sonra anne baba bilgi almak için çocuğu zorlamamalı hatta bir takım bilgileri öğrendiği imasında bile bulunmamalıdır. Bu zorlama bir dahaki hipnoz seanslarındaki çocuk ve uygulayıcı arasındaki güveni zedeler. Güvenini sağlamak için bu çok önemli. Çocuk hipnoz seansı boyunca ne olacaksa iki kişi arasında bir sır olarak kalacağını bilmeli. Çocuklar sır kelimesini severler.

   Çocuktaki sorunların kaynağı genellikle orku , öfke, suçluluk duygularıdır. Hipnoz ortamında verilecek telkinler sorun ne olursa olsun öncelikle bu olumsuz duyguları yok edici yöndedir. Çocuk kendine güven kazanır,isteklerini ifade etmede cesaretlendirilir. Kendini sevmesinin gayet doğal olduğunu belirten telkinler, her çocuğa hipnoz olduktan sonra tekrar tekrar verilir. Bunlar hem dolaylı hem de doğrudan hipnoz telkinleridir. "Sen iyi bir çocuksun." "Sen akıllısın. Zekisin. Herkes seni seviyor. Annen seni seviyor,baban seni seviyor,sen ne yaparsan yap onlar seni sever ve bırakmaz. Sevmeye devam ederler" gibi. Çocuk zihninde yerleşmiş tüm negatif düşünceler ortadan kaldırılmalıdır.

   Sorunu olan çocukların yüzde doksanında suçluluk duygusu yerleşmiştir. Hiç bir şey olmasa böyle bir sorunu olduğu için suçlu hisseder. Hipnoz suçluluğu ortadan kaldırır.
" Bu senin suçun değil. Anne babanın ayrılması senin suçun değil. Sen iyisin,babanın ayrılması senin suçun değil. Annenin sana bağırması senin suçun değil. Sen de kardeşin kadar akıllısın. Sen de herkes kadar akıllısın."

Davranış sorunları ise genellkile ilgi çekmek ya da kardeşi ile mukayeseden ortaya çıkar. Hipnoz halinde verilen telkinlerle çocuk çok kolay değişir.

   Hipnoz ile yapılan çözümlemeler göstermiştir ki, çocukların hayatı öğrenmelerinde, ilk yaşlarda anne ve babanın gücü inanılamaz derecede önemlidir. Ebeveyn etkisi, on yıllarca süren bir güce sahiptir. Bu etki ebeveyn eğitiminin, bakımının önemini gözler önüne sermektedir.

   Hipnoz çalışmalarının öğrettiği bir şey daha var. İyi anne baba olmak istiyorsanız daha çocuk doğmadan, hatta gebe kalmadan önce eğer içinizde size rahatsızlık veren, olumsuz işlediğini düşündüğünüz programlar var ise, öncelikle onları yok edecek çareler aramalısınız. “Ne gerek var?” diyebilirsiniz. “Benim yaratılışım bu” diyebilirsiniz. “Ben çevremle barışığım” diyebilirsiniz. Ama bilin ki tüm çevreniz kendi içindeki sorunları, çocukları üzerinde şiddet uygulayarak çözmeye çalışan anne ve babalarla dolu.
Ne yazık ki, çocukların çok azı, karşılıksız sevgi veren ailelere sahip olma şansına sahip. İşte bu çocuklar, büyük olasılıkla, ileride kendileri de çok iyi anne ya da baba olacaklar. Anne-baba adayları böyle uygun bir çevrede büyümemiş olsa da, yapılacak şeyler var.

Çocuk eğitimi anne karnından başlar. Yıllarca iyileşmeden sürmüş olan kronik hastalıkların hipnoz analizlerinin ortaya çıkardığı değişmez bir gerçek var. Bir canlı ana rahmine düştüğü andan 12 yaşına kadar geçen sürede en önemli olan şey nedir diye sorarsanız yanıt şu. Çocuk sizin tarafınızdan istendiğini düşünüyor mu? Ya da çocuk, o olmasaydı, sizin daha mutlu olacağınızı hissediyor mu? Tüm sorun burada yatıyor. Bilirsiniz, çocuklarına her türlü olanağı sağlayan aileler vardır. Oyuncaklar, para, özel oda, bakıcılar v.s. Ama bunları sağlayan anne babalar öte yandan çocuk ile aralarına bir mesafe koymuştur. Odasına kapatır, konuşmaz, görüşmezler çocuk ile. Hipnoz analizleri böyle anne babasından uzak mesafede yetişen çocukların, büyüdükten sonra bile bilinçaltlarında anne babasını memnun etmeye çalışan bir taraf olduğunu gösteriyor.
Bu tip ailelerin aksine bağıran, çağıran, vuran ama yine de bütün bu hengâme arasında her nasılsa çocuklarına tam anlamıyla sahip çıkmış aileler vardır. Bu ailelerin çocuklarına verebildikleri tek mesaj, onların bir aile olduğu ve hangi tehdit altında olurlarsa olsunlar bu bütünlüğün bozulmayacağı olmuştur. Bu bozuk görünen dinamik içinde birçok sağlıklı insanın büyüdüğü gözlemlenmiştir. Böyle bir eğitim mi öneriyoruz? Tabii ki hayır. Bu karşılaştırma bize çocuk büyütülürken neyin daha önemli olduğunu gösteriyor.

O halde, çocuk isteyen anne babalar! Öncelikle çocuğunuzu planlayın. Ve bebeğiniz anne rahmine düştüğü andan itibaren onun istenen bir varlık olduğunu hissettirin. Çocuk zihninde onun değerli bir varlık olduğunu belirleyen, ona karşı olan davranışlarınız olacaktır, söylemleriniz değil. Çocuğunuza gözlerinizi çevirdiğiniz zaman, onun bu dünyadaki varlığıyla takdir edildiğini, beğenildiğini hissetmesini sağlayın. “ SEN BİZİM İÇİN ÖNEMLİSİN VE DEĞERLİSİN”. Bir anne-babanın çocuğuna verebileceği en değerli hediye budur.

 

 

 


Yorumlar