Panik Atak Öldürür Mü?


25 Temmuz 2009

3019


Çağımızın hastalığı depresyon, yerini panik atağa bıraktı. Hastanelerin acil servisleri, “kalp krizi geçiriyorum, kurtar beni doktor” diyen hastalarla dolup taşıyor. “Turp gibisin, sapasağlamsın, seninki psikolojik…” teşhisini duyunca da şok oluyor, inanmıyorlar. İşte panik bozukluk hastalığı ile ilgili merak edilenler…

“Panik Atak Hastasıymışım…”

Hastalığın adı aslında Panik Bozukluk. Kişinin zaman zaman geçirdiği ataklar yüzünden, halk arasında panik atak olarak anılıyor. “Panik atak hastasıymışım” diye gelen pek çok kişi, ikna olmamış bir yüz ifadesiyle bakar. “Panik bozukluğun yok, gerçekten kalp hastasısın” denilse, sanki mutlu olacak gibidirler. En azından somut bir hastalıkla mücadele edebileceklerini düşünürler, çok haklı olarak.  

Panik bozukluğu olan kişiler, aylarca hatta yıllarca doktor doktor gezerler. Kendilerine psikolojik bir rahatsızlığı yakıştıramadıklarından, psikolog ve psikiatrlara gitmezler. Bu zaman kaybı, hastalıklarının ilerlemesine neden olur. Orta spot

 

Panik Bozukluğun Belirtileri

İlk önce yoğun bir iç sıkıntısı ile başlar panik bozukluk. Kişinin sebebini bilemediği bir kaygı durumu söz konusudur. Kalbi pır pır atar, gün içinde sanki hep kötü bir haber alacakmış gibi beklentiler ve korkular gelişir. Kimi kendi ölümüne yoğunlaşır ve tarifsiz bir korkuya kapılır, kimi anne babasının, çocuğunun öleceğinden korkar. Derin iç sıkıntısı, kaygı ve korku duygularıyla başlayan panik bozukluk, kişiyi iyice ele geçirdikten sonra ataklara başlar.

Ataklarda Neler Olur?

Kapalı yerlerde kalamama, bulunulan yerden bir an önce çıkma isteği,

Soğuk soğuk terleme ya da sıcak basması,

El ve ayaklarda bazen de yüzde ve başta karıncalanma, uyuşma hissi,

Bayılacakmış duygusu bazen de bayılma,

Özellikle sol kolda uyuşma, sol göğüs bölgesinde sıkışma ve kalp krizini andıran bir ağrı,

Yutkunma güçlüğü,

Nefes alamama, oksijen yetersizliği hissi,

Ölüm kaygısından geceleri uyuyamama, uyku bozuklukları,

Eve kapanma, evden dışarı çıkmama isteği ama evde de fenalaşırım korkusu ile yalnız kalamama,

 

Kalp Krizi Değil de Nedir?

Geçtiğimiz yıllarda televizyon kanallarının birinde Cemil İpekçi ile yapılan bir röpörtajı izlemiştim. Cemil İpekçi, uzun yıllar panik bozukluk hastası olduğunu kabul edemediğine ilişkin bir anısını nüktedan bir şekilde  anlatmıştı. Atak gelmeden önce, bir ünlünün gece kıyafetinin provasını yapıyormuş. Aniden sol kolunda uyuşma, sol göğsünde müthiş bir ağrı başlamış. Soğuk soğuk da terlemeye başlayınca, “bu kez gerçekten kalp krizi geçiriyorum” diyerek provayı bırakarak, kendisini sokağa atmış. Birkaç sokak ötede bir arkadaşının muayenehanesi varmış. Arkadaşı kalp damar hastalıkları uzmanıymış. Koşa koşa arkadaşının olduğu binaya gitmiş, merdivenleri hızla çıkarak kapıyı çalmış ve sekreterin “içeride hasta var” uyarısını dinlemeden odaya girmiş. Girer girmezde “kalp krizi geçiriyorum dostum” demiş nefes nefese. Kalp doktoru arkadaşı ise şöyle demiş; “Anlaşılan uzun zamandır koşuyorsun. Kalp krizi geçiren adam böyle koşabilir mi sence?”

 

 

 

.

Panik Atak Öldürmez Süründürür

Panik bozukluk hastalarının çoğunun sorusu “ panik atak öldürür mü?” dür. Ben de onlara şöyle derim; öldürmez ama süründürür. Kişi bu rahatsızlığının fiziksel olmadığını kabul edene kadar epeyce zaman geçer. Bu zaman kişinin ve terapinin aleyhinedir. Bir danışanım tam 6 yıl doktor doktor gezmiş ve hastalığının psikolojik kökenli olduğunu reddetmişti. Terapiye geldiğinde ise, tüm çareleri tükenmiş gibiydi.

Ataklar geldiği zaman, kişi kendisini gerçek anlamda kalp krizi ya da beyin kanaması geçirecek zanneder. Bu sanı, beynimizdeki stres hormonlarının aşırı salgılanmasından ileri gelir. Orta spot.Buna bağlı olarak kişinin kaygı düzeyinin artması, korku ve heyecandan tansiyonunun yükselmesi, kalp vurum sayısında artış gibi belirtiler ön plana çıkar. Atak o kadar gerçekçidir ki, kişi bunun sanal olduğuna uzun zaman inanamaz. Bu yüzden de panik atak öldürmez, süründürür, bu rahatsızlık için söylenen en doğru tanımlamadır.

 

Panik Bozukluğun Nedenleri

Tedavi edilmemiş depresyonlar, panik bozukluğa sebep olur. Kişi, hayatındaki herhangi bir sebepten dolayı stres altına girmiş, mevcut stresi ile başa çıkamamış, stresi depresyona dönüşmüş ve tedavi edilmeyen depresyonu da panik bozukluğa yol açmıştır.

Fiziksel hastalıklar gibi, psikolojij rahatsızlıklar da tedavi edilmediği zaman, büyüyerek başka rahatsızlıklara neden olurlar. Bu yüzden, kendinize dikkat etmenizde ve aşamadığınız sorunlarımızda uzman yardımı almanızda fayda var.

 

Panik Bozukluğun Tedavisi

Rahatsızlığın yoğunluğuna göre, tedavi süreci ve şekli değişmektedir. Sadece psikoterapi ile başarılı sonuçlar alınan vakalar olduğu gibi, ilerlemiş vakalarda psikiatrik tedavi de mutlaka yanına eklenmelidir.

Panik bozukluğun tedavisi, öncelikle kişinin bu hastalığı kabullenmesi ile başlar. Sonrasında, psikoterapi ile kişinin derinlerine inilerek, stres ve depresyona neden olan semptomlar bulunur. Terapilerde kişiye, sorunlarla nasıl başa çıkacağını öğretiriz. Gerekiyorsa medikal destek alınır ve kişi eski ruh sağlığına kavuşur.

Aman sakın ola, hayattaki her sorunu kendinize dert etmeyin.


Yorumlar