Hamilelik


30 Aralık 2015

888


Bebek, anne -babanın ölümsüzlük projesidir.

Birçok anne ve baba adayı için heyecan ve mutluluk vericidir bebek haberi.
Anne-babanın ölümsüzlük projesidir bebek.
Çiftler farklı nedenlerden dolayı bebek sahibi olmayı isterler, hayallerini gerçekleştirmek için, bebeğin evliliğin devamı açısından önemli bir faktör olduğuna inandıkları için, evliliğin doyumunu arttırmak için...
Ancak hamileliğin heyecan ve mutluluk verici bir haber olmasının yanında bu durum bazı kadınlarda endişe ve kaygı yaratır.

Bebek beklenirken annenin yaşadığı psikolojik problemler neden kaynaklanır?

BELİRSİZLİK

Hamilelik haberi anne adayını mutlu edeceği gibi aynı zamanda kendisini bir belirsizlik içinde görmesine yol açar. Tıpkı okula yeni başlayacak olan bir çocuk gibi anne adayı heyecanlıdır zira artık kendisinin yanında dikkat etmesi gereken bir canlı daha vardır “Bebeği” . Ne yediğine nasıl durduğuna ne zaman uyduğuna dikkat etmelidir. Dolayısı ile bu da annenin kendisini kısıtlanmış hissetmesine yol açabilir. Artık eskisi gibi özgür değildir ve bununla birlikte anne adayı doğum içinde kaygılanmaktadır. Bebeğin sağlığı, doğumun nasıl olacağı ile ilgili ayrıntılarda anneyi meşgul etmektedir. Araştırmalar hamilelik döneminde her 10 kadından birinin depresyon yaşadığını göstermektedir.
İlk dönem itibari ile anne bebeğin hareketlerini tam hissedemeyeceğinden bebeğin sağlığı ile ilgili endişeler duyabilir, kaygılanabilir. Özellikle ilk ayda bulantı, kusma gibi fiziksel belirtilerin yoğunluğu anne adayında depresif bir ruh halinin ortaya çıkmasında etkilidir. Birkaç ay içinde anne ile bebeği arasında bağ kurulacak ve gelişim süreci normale dönecektir.


HAMİLELİKTE STRES YARATAN DURUMLAR

Hamilelik esnasındaki hormonal değişimler kişi üzerinde olumsuz etkiye yol açabilir. Bu dönem kadın için hassas bir dönemdir ve kişi kırılgan olabilir.
Bununla birlikte,

-İstenmeyen, erken yaşta yapılan ya da geç yapılan evliliklerde
-Plansız hamileliklerde
-Sancılı ve fiziksel açıdan problem yaşayan kadınların hamileliklerinde
-Aile baskısı ile oluşan evlilik ve hamileliklerde
-Eş tarafından anlayışsızlığın hakim olduğu ilişkilerde ve şiddet uygulanan hamileliklerde
-Ekonomik durumun kötü olduğu hamileliklerde
-Yalnız kalınan hamileliklerde
-Daha öncesinde bebeğini kaybetmiş olan kadınların hamileliklerinde
-Alkol ve sigara kullanan kadınların hamileliklerinde
-Düzensiz beslenme ve düzensiz uykunun hakim olduğu hamileliklerde
-Birden iş yaşamını terk edip ev düzenine alışmaya çalışan kadınların hamileliklerinde stres yaşanır.

NELER YAPILABİLİR?

Hamilelikte hormonlar itibari ile duygusallaşmak ve kırılgan olmak normaldir. Özellikle eşler anne adayına yardımcı olmalı ve onunla daha yakın ilişki kurmaya çalışmalıdırlar. Bu dönemde eşin verdiği destek ve güven kadının kendini daha iyi hissetmesini sağlayacaktır. Bebekle ilgili planlar birlikte yapılıp hamilelik ile ilgili ayrıntılar birlikte öğrenilmelidir. Eş ile birlikte anne adayına iki tarafın ailesi de destek olmalı ve duygusal desteği esirgememelidirler. Evle ilgili ve bebek ile ilgili yapılması gerekenlerde kişiye yardım edilmelidir. Bununla birlikte sosyal etkinliklere de önem verilmelidir. Sosyal paylaşım grupları ya da sadece hamile bayanların katıldığı spor programları kişinin motive olmasında etkili olacaktır. Anne adayı her gün 15-20 dakika serin ve gölge bir yerde yürüyüş yapmalıdır bunun yanında beslenmesine ve uykusuna dikkat etmelidir. Ayrıca yapılacak gevşeme egzersizleri de kişiyi rahatlatacaktır.

Unutmayın ki, dünyaya yeni bir insan geliyor, bu çok önemli, kutsal ve mutluluk verici bir görev.

Yaşayacağınız olumsuz duygularla birlikte, bebeğinizin atacağı bir tekme sizi mutlu etmeye yetecektir.

Sevgilerimle...


Yorumlar