Kadınları Bekleyen Tehlike "Süper Anne Sendromu"


20 Eylül 2010

1999


İş dünyasının o tempolu ve hızlı yaşamına alışan, çalışan kadınlar çocuk sahibi oldukları zaman iş ve aile dengesini kurmak için mükemmeliyetçi tavırlarını bırakmıyorlar. Çalışan anneler/kadınlar hem işlerinde yükselmek istiyorlar hem de ev işleri, yemek, çocuk bakımı ve eşle ilişkiler konusunda mükemmel olmak istiyorlar.
Süper kadın ev işleri, çocuk, eş, iş ve kariyer, kendi ailesi, eşinin ailesi, kişisel bakım, arkadaşlarla ilişkiler, sosyal çevre, güzel görünmek derken her şeyi yapmaya kalkışıyor ve hem fiziksel hem de ruhsal bir yıpranmayla karşı karşıya kalıyor.

Süper kadının hırslı ve mükemmeliyetçi yapısı, kendisine koyduğu standartlar, çevrenin ve eşin beklentilerine hayır diyememesi kadını iyice yıpratıyor ve depresyon, anksiyete gibi ruhsal hastalıkların pençesine itiyor.
Ülkemizde erkekler çok sıkıştıklarında dışarı arkadaşlarıyla buluşmaya, maça gidebiliyorlar fakat kadın ise bu şansı pek kullanamıyor. Oysa ki kadın da zaman zaman arkadaşlarıyla buluşarak ya da alışverişe giderek kendisini rahatlatabilir.

Kadınlar artık doğumdan sonra çalışma hayatından vazgeçemiyorlar. Çalışan kadınlar için kariyer vazgeçilmez bir tutkuya dönüşmeye başladı. Fakat bunun yanında artık çalışan kadınlar evlilik ve çocuk sahibi olma isteğinden de vazgeçmiyor. 20’li yaşların başında üniversiteden mezun olan genç kadınlar artık 30’lu yaşların ortasında kariyerlerini zirveye getirip 35 yaşlarından sonra evlilik ve çocuk hayallerini gerçekleştiriyorlar.
Psikoloji ve tıp biliminin yeni yeni tanımladığı ve adını yeni koyduğu bir sorun olan “Süper Anne Sendrom”unda kadınlar genellikle;Vücudun bazı bölgelerinde ağrılar,
Uykusuzluk,Çarpıntı,Yorgunluk,Mide ve bağırsaklarda gaz ve spazmlar,Migren türünde baş ağrıları,Özellikle ellerde ve kolda uyuşmalar,Kas ağrıları,Diş gıcırdatma,
Stres ve endişe,gibi sorunlardan yakınıyorlar.
İşyerinde başarısını kanıtlayan birçok kadın, mükemmeliyetçi tavrını evinde de sürdürüyor.
Yoğun iş temposuyla geçen günün ardından evinde; yemek yapma, masayı hazırlama, bulaşıkları ve çamaşırları yıkama gibi temel ev işlerini yapabilme gayreti gösteriyor. Bunların yanında eşine ve çocuğuna vakit ayırıyor fakat kendisini unutup, ruhsal ve bedensel rahatsızlıklara maruz kalıyor.

Bu rahatsızlıklar aslında ev hanımlarında da görülüyor. İki-Üç çocuklu, ev işlerinde titiz, çocuk yetiştirme konusunda hassas bazı annelerin; çarpıntıları, uykusuzlukları ve gündüz halsizlikleri oluyor. Bunların çoğu gündüz aşırı yorulmaktan, gece de dinlenememekten kaynaklanıyor. Bunun için dinlenmek çok önemli. Gün içerisinde yarım saat de olsa kendilerine vakit ayırmaları, eşlerinden ve ailelerinden destek almaları gerekiyor. Ayrıca stresten ve dengesiz beslenmekten de uzak durmaları gerekiyor.
“Süper Anne Sendromu”ndan kurtulmak için 9 öneri
Süper Anne Sendromu’na yakalandıysanız biran önce kurtulmalısınız. Nasıl mı?
1. Herşeyi mükemmel yapan bir anne gibi bir şey yoktur. Kendinizi bu fikirden kurtarın.
2. Süper Anne sendromu teorik olarak kadını öldürür. Stres bağlantılı hastalıklar giderek artıyor ve kadından beklenen talepler de stresin artmasına katkıda bulunuyor.
3. Hayatımızda birbirinden farklı bir çok rol var. Mümkün olduğunca farklı şapkalarımızı giymeye devam etmeliyiz. Bütün bu rollerde mükemmel olma ihtiyacı hissetmek sizi tüketir, yapmayın.
4. Çocuklarımız bizimle yaşayacakları çok özel deneyimleri geri gelmeyecek şekilde kaçırabilirler. Yapılacaklar listesi düzenleyip, bu listeyi periyodik olarak yenilemeli, gerçekten önemli olan işleri listede olması gereken yere koymayı unutmamalıyız.
5. Süper Anne Sendromu tüketicidir. Bir anne olarak içinde bulunduğunuz toplumun sizden beklediği herşeyi yapmak kendinizi aşırı bir yükün altına sokar.
6. Süper Annelik eğlenceli değildir. Herşeyi mükemmel yapmaya çalışmak ne kadar eğlenceli olabilir??
7. Beceriksizliklerinize gülün. Siz beceriksizliklerinize arkadaşlarınızla beraber güldüğünüzde onlar da daha çok sizin gibi davranacaktır.
8. Süper Anne asla anın tadını çıkaramaz. O sürekli çok sayıdaki görevlerini ve bir sonra yapması gerekenleri düşünür. Hayat sizi pas geçecektir, daha önce de olduğu gibi.
9. Kendine zaman ayıran annelerle vakit geçirmeye başlayın. Çocuklarıyla oyun parkında zaman geçiren, onlara kitap okuyan kadınlarla vakit geçirin. İhtiyaç duyduğunda yardım isteyebilen kadını tebrik edin. Kendimizi yiyip durmak yerine, kusurlarımızı görüp kabul edebildiğimiz için kutlamaya başlayalım birbirimizi. Bir diğerini eleştirmeyi kesip, destek verelim.
Biz ne kusursuz yaratıklarız ne de olabiliriz. Öyleyse ne olmaya uğraşıyoruz. Mükemmel olmaya çalışmazsak, annelik daha eğlenceli olmaz mı?

Barış ÇAKIR-Pedagog

7/24 psikolojik danışmanlık rıhtım kadıköy/ist.

506-239 58 80


Yorumlar