Farkında Olmak ve Sokrates'in Üç Filtresi


23 Haziran 2009

2117


 “İnsanoğlu çiğ süt emmiş” der bir atasözü. Onun içindir ki ne zaman ne yapacağı, nasıl davranacağı, davranışlarının ardında nelerin olabileceğini fark edemeyebiliriz, insanın. Bu söz bize temkinli olmayı ifade eder. Birisi hakkında karar vermeden önce onun, insan olduğunu yarın değişebileceğini de hatırlatır. Burada vurgusu yapılan kötüye doğru bir değişimdir. İnsanın kısa süre içerisinde değişebileceğine her ne kadar psikanilitik yaklaşanlar onay vermese de başka türlü düşünenler de yok değil (bkz. İnsanın Anlam Arayışı; Frankl, Victor)… neyse biz temkinli olmak kısmına geçelim. Atasözlerimiz içerisinde temkinli olmak üzerine daha birçok örnek vardır. Atalarımız, başkalarının sözlerine karşı da temkinli yaklaşmayı tavsiye etmiştir: “El ağzına bakan karısını tez boşar”.

Aslında buradaki temkinlilik farkında olmaktır. Farkında olmak; hem başkalarının hem de kendi bilişsel ve davranışsal süreçlerimizin.
Günlük yaşam dur durak bilmeden devam ediyor. Dönüp geriye baktığımızda ancak fark edebiliyoruz, temkinli olmamız gerektiğini. Büyük lokma yiyip büyük konuşmak veya bin düşünüp bir yapmak gerektiğinin farkına vardığımızda ise sorunlar yaşanmış ve testi çoktan kırılmış olabiliyor.
Bunun için bazen kendimize bazen de başkalarına dur diyebilmemiz gerekir diye düşünmemek elde değil. Dur demek; söylemeden ve eylemeden önce.
Dur demek ile ilgili de birçok örnek verilebilir. İşte o örneklerden biri, kulağımıza küpe ve yolumuza öncü olsun diye;
Eski Yunanistan'da, Sokrates bir gün tanıdık, büyük bir filozofa rastladı. Filozof ona dedi ki;
"Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun?"
"Bir dakika bekle" diye cevap verdi Sokrates, "Bana bir şey söylemeden önce senin küçük bir testten geçmeni istiyorum. Buna Üçlü Filtre Testi deniyor."
"Üçlü Filtre?"
"Doğru", diye devam etti Sokrates, "Benimle arkadaşım hakkında konuşmaya başlamadan önce, bir süre durup ne söyleyeceğini filtre etmek, iyi bir fikir olabilir. Ben ona üç filtre testi diyorum.
Birinci filtre "Gerçek Filtresi"
"Bana birazdan söyleyeceğin şeyin tam anlamıyla gerçek olduğundan emin misin?"
"Hayır" dedi adam, "Aslında bunu sadece duydum ve ...."
"Tamam" dedi Sokrates, "Öyleyse, sen bunun gerçekten doğru olup olmadığını bilmiyorsun."
"Şimdi ikinci filtreyi deneyelim, İyilik Filtresini."
"Arkadaşım hakkında bana söylemek üzere olduğun şey iyi bir şey mi?"
"Hayır, tam tersi..."
"Öyleyse" diye devam etti Sokrates, "Onun hakkında bana kötü bir şey söylemek istiyorsun ve bunun doğru olduğundan emin değilsin."
"Fakat yine de testi geçebilirsin" der Sokrates, "Çünkü geriye bir filtre daha kaldı. "İşe Yararlılık Filtresi."
"Arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey benim işime yarar mı?"
''Hayır, gerçekten değil."
"İyi" der Sokrates, "Eğer, bana söyleyeceğin şey doğru değilse, iyi değilse ve işe yarar, faydalı değilse bana niye söyleyesin ki?"
 
Evet. Sokrates’in Üçlü Filtresi bu… Şimdi sıra geldi bizim sorumluluklarımıza. İlk Filtre Testini başkalarından duyduklarımızla yaptığımız davranışlarımıza uygulamak ve davranışlarımızın altında yatan nedenleri incelemeye başlamaya ne dersiniz?

Yorumlar