Madde Kullanımı Ve Zararlı Alışkanlıklar


01 Şubat 2010

3983


 

Kullanılması yönünde istek doğurucu özellikleri olan psikolojik etkili bir maddenin,zararlarının olduğu bilinmesine karşın,içsel bir zorlamayla kullanımının sürdürülmesidir.Kişi madde kullanımı devam ettiği sürece,aynı etkiyi görebilmek için daha fazla madde alma gereksinimi duyulması ve alınmadığında yoksunluğunun hissedilerek madde alma ihtiyacının doğmasına madde bağımlılığı denir. Bağımlılık yapan madde: Beyin işlevleri ve tüm beden yapılarını etkileyerek kalıcı değişikliklere neden olan, ruhsal ve davranışsal sorunlar oluşturan, yaşamak için gerekli olmayan, doğal ya da yapay maddedir.

Bağımlılık yapan maddeler insanın bedenindeki organların çalışmasını bozarlar. Zararlı olduğu bilindiği halde, gereksinim oluşur. Çünkü maddenin oluşturduğu etki giderek yetersiz kalmaya başlar. Merek sonucu ya da “Bir kere denemekten ne olur?” diyerek yapılan denemeler kişiyi madde bağımlısı yapabilir. Kullanımı güvenli bir madde yoktur. Yoksunluğa bağlı olarak, kişide istem dışı ve engellenemeyen davranışlar ortaya çıkar. Madde bağımlısı kişilerin madde kullanım süresi arttıkça, bedenlerinizdeki zararlı etkileri de giderek artmaya başlar. Organları çalışmaz hale gelir, ruhsal çöküntü yaşarlar. Çevrelerindeki sevdikleri kişileri kaybederler. Bağımlıktan tıbbi tedavi olmadan kurtulmak mümkün değildir. Bağımlılığı önlemenin tek koşulu; bu tür maddelere hayır diyebilme becerisini ve karalılığını gösterebilmektir. Bağımsızlıklarına en düşkün oldukları dönemde alışkanlık yapan maddelere bağımlılık çelişkisine gençlerin dikkati çekilmelidir.

Çocukluktan çıkarak ergenlik dönemine giren gençleri bekleyen en büyük tehlikelerden biri; sigara alışkanlığıdır. Yeterince kendine güven geliştiremeyen genç adayları, sigara içmeyi büyümelerinin bir kanıtı olarak görürler. Böylece onlar da yetişkin dünyasının bir parçası olduklarını düşünürler.     

Yapılan araştırmalar, alkol ve sigaraya başlamada en önemli etmenin arkadaş gruplarına uyma olduğunu göstermektedir. Bu yaş çocuklarının en korktuğu şey, arkadaş gruplarından dışlanmak ve onlara uymamalarından ötürü alay konusu edilmektedir. Bu nedenle sigaranın zararlarını bilmesine karşın, “gruba ait olmak” ve “büyüdüğünü kanıtlamak” için sigaraya başlarlar.

Çevrelerinde örnek aldıkları yetişkinlerin sigara içiyor olmaları bu geçişi kolaylaştırır. Oysa bu dönemde en sık yakınılan konuların başında gelen ergenlik sivilcelerinin artışından ve cildin sağlıksız görünümünden de sigarayı sorumlu tutabiliriz. Ağız ve ciltteki rahatsız edici kokular, sararmış diş ve parmaklar, kendini kabul ettirmeye çalışan bir kişi için olumsuz özellikler oluşturmaktadır. Kapalı yerde içilen sigara dumanından içmeyenler de etkilenir. Bunlara “pasif içiciler” denir. Bu durum en çok, çocuk ve gençleri olumsuz şekilde etkilemektedir. Evde anne ve babanın sigara içiyor olması, çocuklarda görülen üst solunum  yolu hastalıklarının, astımın artmasına neden olmakta, beden ve zihinsel gelişim hızını yavaşlatmaktadır.

Alkollü içeceklerin kullanımı gençlerde gittikçe artmaktadır. Alkol, gençlerin bedensel büyüme ve gelişmeleri üzerinde olumsuz etki yapar. Bağımlıktan kurtulmaya çalışma zor ve zahmetli bir uğraştır. Yıpranmışlığın ve yitirilenlerin onarılması her zaman mümkün olmayabilir. Bu nedenle hiç başlamamak tercih edilen davranış biçimi olmalıdır. Alkol ve sigara gençliğin en büyük düşmanıdır.
Son yıllarda medya, uçucu madde kullanan çocuk ve gençlerin arttığını belirtmektedir. Madde bağımlılığı için özel bir kişilik tipi yoktur. Uçucu madde kullanımı sadece sokak çocukları için değil, her ortamda yaşayan gençler için bağımlılık yönünden risk oluşturmaktadır

Yorumlar