Obsesif Kompulsif Bozukluk (Takıntı Hastalığı)


16 Aralık 2014

1560


Halk arasında “Takıntı Hastalığı” olarak da bilinen obsesif kompulsif bozukluk, Jack Nicholson’a oskar ödülü  kazandıran As Good As It Gets, Benden Bu Kadar filmiyle çok başarılı bir şekilde anlatılmıştı. Bu filmde Nicholson, kapı kollarını tutmamaya çalışan, çizgilere basmadan yürüyen obsesif kompulsif bir yazarı canlandırmıştı.. Yine aynı şekilde Shekespeare’in unutulmaz klasiği Macbeth’de Lady Macbeth’in ellerinin temizlenmediğini düşünerek sürekli yıkaması, bazı kaynaklara göre edebiyatta obsesif kompulsif bozukluğun ilk örneklerinden kabul edilmektedir.

Kaygı bozukluklarının en sık karşılaşılanlarından biri olan obsesif kompulsif bozukluk, toplumda %2-3 oranında görülen, kadınlarda erkeklere göre daha fazla rastlanan bir hastalıktır. Psikiyatride en sık karşılaşılan dördüncü hastalıktır.

Obsesif Kompulsif Bozukluk, genel olarak, kişinin sürekli tekrarlayan, rahatsız edici, kafadan atılamayan düşünceleri ve/veya bu düşünceleri rahatlatmak için tekrarlanan, ritüel gibi törensel bir şekilde yapılan hareket ve davranışlarla özetlenebilir. Genellikle kronik, dönem dönem iyileşme gösteren, dönem dönem şikayetlerde artış olan; hem psikoterapiler, hem de ilaç tedavisinden fayda sağlayan bir rahatsızlıktır.

Obsesif Kompulsif bozukluk hastalığı olan kişiler obsesyon ya da kompulsiyonlar gösterirler. Obsesyonlar, kişinin kafasından atamadığı, anlamsız olduğunu bilse bile düşünmeden duramadığı, rahatsız edici düşüncelerdir. Kompulsiyonlar ise, genelde bu düşünceleri kafadan atmak için yapılan, tekrarlanan davranışlardır.

Bir düşüncenin obsesyon tanısı alabilmesi için:

  • İstenmeden gelen, engellenemeyen, kişide belirgin sıkıntı ve gerginliğe neden olan sürekli düşünceler ve dürtüler olması,
  • Bu düşüncelerin gerçek yaşam olaylarıyla ilgili duyulan üzüntüler olmaması,
  • Kişinin bu düşünceleri bir şekilde baskılamaya,kafasından atmaya ya da başka düşüncelerle engellemeye çalışmasına rağmen başarılı olamaması ve
  • Kişinin bu düşüncelerin kendi zihninin ürünü olduğunun farkında olması gerekmektedir.

Kompulsiyonlar ise:

  • Kişinin obsesyonlarına karşılık katı bir şekilde uygulamaya koyduğu, kendini yapmaktan alıkoyamadığı kurallar, davranışlardır. (Örneğin el yıkama, düzenleme,hizalama vs.)
  • Kompulsiyonlar, akıldan atılmak istenen düşünceyi engellemek ve iyileştirmek için yapılsa dahi, genelde bu düşünceyle ilgili değildir, ya da o düşüncelere çözüm olmaz.Genelde kompulsiyonlar çok abartılı davranışlardır.

Obsesif Kompulsif bozuklukta kişi obsesyonlarının ve kompulsiyonlarının farkındadır. Bunları anlamsız bulur, engellemeye çalışır. Buna rağmen, obsesyon ve kompulsiyonlar kişinin hayatında belirgin bir sıkıntıya neden olur. Kişinin zamanını boşa harcamasına neden olurlar. Genelde obsesyon ve kompulsiyonlar kişinin günde 1 saatten fazla zamanını alır. Kişinin günlük işlevselliğini ve toplumsal, kişilerarası ilişkilerini etkiler.

Bazı vakalarda sadece obsesyonlar ya da sadece kompulsiyonlar görülebilirken, genellikle obsesyon ve kompulsiyonlar birarada olurlar.

Obsesif Kompulsif Bozukluğa bir örnek verecek olursak; vücudunda mikroplar dolaştığını, çok ciddi bir hastalık taşıdığını, bu hastalığı vücudunda dolaşan mikroplardan dolayı başkalarına bulaştıracağını düşünen bir kişi, bu mikroplardan kurtulmak için sürekli ellerini yıkamaktadır. Her yıkayışında 1 saat ellerini sabunlamasına rağmen halen temizlenmiş hissetmemektedir.

Kompulsiyonların belirgin özelliklerden biri de, başlangıçta rahatsız edici düşüncelerden kurtulmak için yapılmaya başlansa da davranış gerçekleştirildikten sonra ya hiç rahatlama görülmez, ya da kısa süreli, geçici bir rahatlama olur.  Mesela bizim örneğimizdeki kişi, ellerini yıkadıktan sonra çok kısa bir süre için mikroplardan arınmış hissetse dahi, 10- 15 dakika sonra yine mikropların çoğalmaya başladığını, yavaş yavaş vücudunu sardığını düşünmektedir. Birsüre içinden gelen el yıkama isteğini engellemek ve kafasındaki düşüncelerden kurtulmaya çabalasa da sonunda dayanamayıp yine ellerini yıkar. Bu döngü tüm gün bu şekilde devam eder.

Obsesif Kompulsif Bozukluk hastaları genelde hastalıklarının farkında ve kurtulmak istemektedir. Buna rağmen, tedavi süreci genelde 1-2 yıl sürmekte;bu süreçte zaman zaman belirtiler azalıp, zaman zaman artmaktadır. Tüm vakaların %40’ı iyileşme göstermeyen obsesif kompulsif bozuklukta bazen hastalık kendi kendine hafifleyip, iyileşebilmektedir. Ama genelde bir psikoterapi süreci ve yanısıra ilaç kullanımı gerektirmektedir.


Yorumlar