Altın Çilek


10 Haziran 2011

1979


Altın Çilek’in anavatanı Güney ve Orta Amerika’dır. Bunun dışında bazı Afrika, Avrupa ve Asya ülkelerinde de kültürü yapılmaktadır. Ülkemizde de yavaş yavaş üretimi artmaktadır. Bitkinin bazı türleri ülkemizin çeşitli yörelerinde doğal olarak yetişmekle birlikte bu türler genellikle bitkinin yabani türü olup zehirli olabilmektedir. Doğal olarak yetişen bu tür özellikle ilaç sanayisinde kullanılmaktadır. 70’in üzerinde türü olan Physalis bitkisi ülkemizde Yer Kirazı, Kaz Üzümü ve Pelerinli Bektaşi Üzümü isimleri ile bilinmektedir.

Meyveleri bilye büyüklüğünde, turuncu renkte ve üzümsü yapıdadır. Dokusu domatesi andırır. Meyvesi kağıdımsı bir kabuğa sarılıdır ve hoş bir kokusu vardır. Ham meyveler ekşidir, güneşte olgunlaştığında sarı, turuncu renge dönerler ve tatlanırlar.

Meyveleri doğrudan yendiği gibi aroması ve mayhoş tadı dolayısıyla sos, reçel ve marmelat yapımında, pastacılıkta, meyve salatalarında ve dondurma gibi tatlılarda kullanılmaktadır. B1, B2, B3, C ve Beta Karoten gibi vitaminler ile potasyum ve kalsiyum mineralleri bakımından zengin bir meyve olan altın çilek, 100 gramında sadece 6 gram karbonhidrat içermektedir. Zengin lif içeriğine sahip bu meyvenin antioksidan aktivitesi yüksektir. Kan dolaşımını düzenlemedeki pozitif etkileri sayesinde kalp – damar sistemi açısından faydalı olmasının yanında kandaki ürik asidi düşürmeye, verem ve idrar yolu hastalıklarının tedavisine yardımcı olmaktadır. Aynı zamanda söktürücü etkisinden dolayı astım tedavisinde kullanılmaktadır. İdrar söktürücü etkisi de mevcut olan altın çilek cilt için de yararlı bir meyvedir.

Meyve olarak aşırıya kaçılmadığı sürece altın çilek yenilmesi sıkıntı yaratmayacaktır. Yüksek oranda lif (posa) içermesi açısından faydalı olabilir. Öte yandan kivi, armut, kara üzüm, kurutulmuş incir, erik, kayısı gibi meyvelerden de benzer oranlarda potasyum, lif, Beta Karoten ve C vitamini gibi besleyici öğelere ulaşmak mümkün olabilmektedir. Bu nedenle zamanında gündemi sıklıkla meşgul eden yabanmersini örneğindeki gibi, alternatiflerine kıyasla çok da pahalı bir fiyata satılan altın çileği “mucize” gibi yorumlamaya gerek olmadığını düşünüyorum. Şahsen sosyo – ekonomik durumu iyi olan bireylerin alıp tüketmesinde bir sıkıntı görmüyorum. Kesinlikle alınmalı, yenilmeli gibi bir şart koşulması taraftarı değilim.

Çok yakın bir tarihte modasının geçeceğine ve sanıldığı gibi bir “mucize” yaratmadığına tanık olacağımızı düşündüğüm bitkisel tabletinin kullanılması adına şu an için olumlu bir yorum yapmak yanlış olur. Ancak basit bir yaklaşımla denebilir ki; hiç kimse bir ayda kolay kolay ne 8 – 10 kg ağırlık kazanabilir ne de o oranda kilo verebilir.

Altın çilek zayıflama hapı funda, avokado yaprağı, ısırgan otu, mayıs papatyası, altınotu yaprağı, kırkkilit otu, arpa, meyan kökü, mısır püskülü, ebegümeci, böğürtlen yaprağı, mersin yaprağı, gingko biloba, yeşil çay, pelin otu ve hibiskus bitkilerinin vb karışımı ile hazırlanmaktadır. Böylelikle metabolizma hızını artırıcı etkilerinden ve böylelikle vücutta depo edilen yağların yakımını gerçekleştirdiğinden bahsedilmektedir. Mucizevi, sihirli meyve veya sihirli bitki gibi sıfatlarla sunulan bu bitkinin hatta zayıflama ürünlerin büyük bir çoğunluğunun üzerinde %100 Bitkisel veya Doğal gibi ibareler yer almaktadır. Doğal olan her şey zararsızdır görüşü kesinlikle kabul edilemez. Bu tür ürünlerin doktor ve/veya diyetisyen tavsiyesi olmadan kullanılması insan sağlığını tehdit edebilir.

Genel yaklaşım Altın Çilek veya buna benzer beslenme destek ürünlerinin metabolizma hızını artırarak, yağ yakımını hızlandırarak, iştahı baskılayarak vs kilo vermeye yardımcı olduğu yönündedir. Gerçek ağırlık kaybı vücuttaki yağ kütlesinin azalması ile mümkündür. Kas ve su kitlesindeki kayıplar hem sağlık açısından risklidir hem de kalıcı ağırlık kaybına neden olmamaktadır. Maalesef bu tür destek ürünlerin içerisinde genelde idrar söktürücü etkileri olan bazı bitkiler kullanılmakta ve su kaybından öteye gidilememektedir. Hatta maalesef birçoğunda Sibutramin gibi kimyasal maddeler eklenerek ve etiketlerinde bile belirtilmeden sonuç alma yoluna gidilmektedir. İşte bu durum bazen ölümlere dahi sebep olmaktadır.

Unutulmamalıdır ki hiçbir beslenme desteği tek başına zayıflatmaz, diyet ve egzersiz ile alınan sonuçları artırıcı etkiler gösterir. Gerçekte bitkisel zayıflama ürünleri de aslında birer ilaçtır, asla gelişigüzel kullanılmamalıdır. Tıp eğitimi almamış kişilerin insanlara sağlık öğütleri vermesi, hele ki ilaç önerisinde bulunması son derece yanlıştır. Her mesleğin amatörlüğü olur, ama hekimliğin olmaz. O nedenle bu tür beslenme destek ürünlerinin topluma özel olarak düşünülmemesi, bireysel olarak değerlendirilmesi gerekir. Ne de olsa bunlar bitkisel kaynaklı, tamamen doğal, fazla alınsa da zararı olmaz gibi sözlere inanılmamalıdır.

Esas tedavinin diyet, fiziksel aktivitenin artırılması ve yaşam tarzı değişikliği olduğu unutulmamalı; ancak destek olarak da Bakanlık Onaylı ve Literatür Destekli ürünlerin doktor ve/veya diyetisyen kontrolü altında kullanılabileceği bilinmelidir. Diğer yandan Altın Çilek ile ilgili olarak şu an için yeterli bilimsel dayanak yok. İçeriği hakkında anlatılanlar ve ürünün üzerinde belirtilenler dışında kimse net bir bilgiye sahip değil. O nedenle kilo problemi olanların böylesi bir takviye konusunda aceleci davranmaması gerekmektedir.


Yorumlar