Evlilik Sorunlarında Evlilik Her Zaman Çözüm mü?


05 Nisan 2010

3435


Boşanma eşler arasındaki duygusal ve cinsel beraberliğin sona ermesidir.Çiftin beraberliğinde huzursuzluk ve sıkıntı hissediş iyi hissedişten daha fazla ve daha yoğun olduğu  noktada eşler problemlerini yavaş yavaş hissetmeye başlar.Sıkıntı duygusunun nedeni çiftin kenndi evlilik dinamikleri tarafından belirlenir.

       Bazen çift bu sıkıntı duygusuna rağmen evliliğini sürdürür.Aillelerin yaklaşımı,sosyal baskı,dini inançlar,evlilik süresince edinilmiş malların paylaşımı,çocuklar,kültürün etkisi ve eşlerin kendi karakter ve tutum özellikleri vb. nedenlerle eşler bir arada yaşamaya devam edebilirler.Ama duygusal olarak boşanmışlardır Diğer taraftan bazı çiftler yasal olarak boşanmış olmalarına rağmen duygusal olarak boşanamamışlardır.Bazılarında ise eşlerden birinin sürekli olarak evi terk edip geri dönmesi ve/veya boşanıp yeniden birleşmek yeniden boşanmak şeklinde seyreden ilişki şeklidir.

 

Boşanmaya bu üç örüntü açısından baktığımızda çoğu zaman boşanmanın bir çözüm olmadığı kendiliğinden ortaya çıkar Buna göre boşanmada duygusal boşanma önemli bir belirleyici gibi görünmrktedir.Duygusal olarak boşanmamış çiftlerde sürekli karşılıklı ve dönüşümlü olarak biri diğerini ilşkiye çekme ve itme deklemi içinde gidip gelirler. Taki eşlerden biri bir başka partnerle ilişki kuranan kadar.

      Boşanma çift ilişkisine kendiliğinden oluşan birden bire gelişen bir durum değil aksine yavaş yavaş ilerleyen hatta bazan yavaş yavaş ilerleyen kesintisiz bir süreçtir.

      İlişkide iyi hissetmeyiş duygusu ile eşler ilk başlarda kolayca boşanmadan söz edebilirler.Ancak boşanma çiftin gündemine oturduğunda canları yanmaya başlar.Çünkü boşanma yaşantısı çok acılı bir süreç olup kelimeninin tek anlamı ile çoğu kişi için bir travmadır.Ancak her travma gibi tarafların kendilerini toparlayabilirliğini de içinde barındırır.

     Çoğu çift boşanma sürecine girerken kendilerini nelerin beklediğiğinden haberdar değildir.Boşanma ile birlikte sorunlarının bıçakla kesilir gibi        kesilip biteceğini acılarından kurtularak istedikleri huzura ve dinginliğe kavuşacaklarını sanırlar.Ne yazıkki gerçek çoğu zaman böyle değildir.Bir  kere eşlerden her birinin bütün rolleri,beklentileri, sosyal konumu,duygusal dünyası her şeyi değişip yeniden şekillenir.Eşlerin bu değişiklikleri tek tek karşılayıp yeniden uyum sağlaması sancılı bir süreçtir.

      Aile ve evlilik terapisti boşanma öncesi ve boşanma aşamasında terapiye baş vuran eşlere boşanmanın aşamaları ,ve her bir aşamada neler yaşayabilecekleri, çocuklarının dururmu ve çocuklara bu durumu nasıl açıklayacakları ve bu konularda nelere dikkat etmeleri gerktiği , kimin nerede yaşayacağı, boşanma sürecinde tarafların neler söyleyebileceği, nafaka ve en önemliside başanma sürecinde ve boşanma sonrası süreçte her iki eşinde hangi duygusal ve sosyal sorunlarla karşılaşabilecekleri konularında açık net ve tam bir ruhsal sosyal bilgilendirme yapmalıdır.Bu.bilgilendirmeden sonra ilişkiyi bitirme veya sürdürme kararını eşlerin kendillerine bırakmalıdır.

        Klinik uygulamada çiftler boşanma öncesi , boşanma süresi vaya boşanma sonrası dönemlerin herhangi birnde evlilik terapisttine ulaşabilirler.Böyle durumlarda aile terapisti her iki eşinde ayrı ayrı hangi boşanma aşamasında olduğunu tesbit etmeli ve kişileri olduğu yerde karşılamaya hazır olmalıdır.

 

                               BOŞANMA SÜREÇLERİ

 

BOŞANMA ÖNCESİ DÖNEMİ

 

:Tatsız olan duygular farkedilir . Çift birbirie yabancılaşmaya başlar.İlişkide tatminsizlik yaşanır.Kaygı,kaos,yetersizlik duyguları,boşluk hissi,ve suçluluk duyguları,vardır.Davranışsal olarak sürekli tartışma partnerle sürekli çartışma,partnerle yüzleşmek,duygusal ve fiziksel saldırı,terapi arayışına girmek,inkar, fiziksel olarak içe kapanmak, ambivelans duygular yaşamak görülebilir. Genellikle çift negatif iletişim ve negatif duygularla  yaşar. Yoğun korku, çok büyük acı keder,şok, boşluk hissi,düşük benlik değeri bunlara eşlik eder.

       

         BOŞANMA SÜRECİ/MAHKEME DÖNEMİ

 

:Bu süreçde depresyon,tarafsız ayrı oluş,öfke, kızgınlık,ümitsizlik,kendine acıma,inkar,intihara başvurma,yas tutmak,gibi yaşantılar vardır.Bunun ardından yoğun öfkenin yaşanması sonrası fiziksel olarak ayrılarak kanuni işlemler bqaşlatılır. Kızgınlık,öfke,üzüntü,çaresizlik yalnızlık duyguları eşliğinde yas süreci yaşandıktan sonra akraba ve arkadaşlara söyleme süreci başlar.

 

             BOŞANMA SONRASI DÖNEM

Bu dönemde boşanma süceçi yasal olarak sonuçlanmıştır.Çiftlerin büyük bir çoğunluğu bu dönemde kişiye yakın olan birinin ölümünden sonra veya ölümcül bir hastalığa yakalanması ile geçirilen duygusal yaşantıya benzeyen bir yas aşaması yaşar.Yas tutma sürecinde gerceği reddetme,kendini insanlardan ayırma,öfke,kaybettiklrini geri almak icin pazarlık,depresyon,ve en sonunda gerceği kabul edip uyum sağlama gibi aşamaları yaşar. Kararlı davranışlarla yeni arkadaşlar ve yeni roller alınınr.Kişi evlilik kimliğini değiştirip ergenlik dönemindeki çocukların gelşim aşamasına benzeyen yeni bir kimlik arayışı ile yüzyüze gelir.Boşanma sonucunda sadece eş değil yaşama biçimide kaybedilmiştir.

    Boşanma sonrası dönemde yavaş yavaş durum olduğu gibi kabul edilir.Yeni bir kimlik oluşturma çabası, kendine güven, duygusal boşanmayı tamamlama,bireyselliğin yeniden oluşturulmasi ile birlikte yeni bir partner vaya sevgi nesnesi arama dönemi başlar.  Çocukların yeni durumu kabullenmeleri ve alışmaları ile birlikte yeni yaşam bicimi oluşur.   

      Boşanma bir tarafı ile evlilik problemlerinin bittiği bir süreç değil kendine özgü problemleri beraberinde getiren yeni bir yaşantı deneyimidir.Boşanma çoğu zaman sanıldığının aksine çift ilişkisindeki problemleri halleden bir durun değildir . Sadece çiftin rollerini ve statüsünü yeniden yapılandırır.Duygular eşlerin kafasında olduğu gibi durur. Evlilik sorunlarında boşanmanın bir çözümsüzlüğü de içinde barındırmasının asıl nedeni de budur.

     Boşanma sürecinde terapi arayışında olan çiftlerin öncelikle duygularına odaklanılarak ilişkileri iyileştirildikten sonra boşanma sürecine girmeleri önerilmelidir. Ancak ve ancak bu yapılırsa çift ve çocuklarının boşanmadan minimum zararla çıkma olasılıkları olur.

    Ayrıca eşlerin her birinin ilşki problemlerini çözmeden yasal olarak ayrılmaları ileride  kuracakları yeni ilşkilerine aynı sıkıntıları taşımaları ve yeniden yaşamaları hatta bunun kendinden sonraki kuşaklara taşımaları riski çok ama çok büyüktür.

     Boşanma öncesi yapılan iyi bir ilişki terapisi kişinin özgürleşmesini duygusal olarak rahatlamasını sağlar.Bu noktadan sonra çift  ilişkisini daha sağlıklı bir şekilde değerlendirerek mevcut ilişkisini iyileştirme yada mutsuz olan ilişkisini daha net kavrayarak bitirme sürecine girebilir.Nietzsche’nin dediği gibi “mutsuz bir ilişki saman dövmek gibidir, yani kendini yakmak ama yine de ısınmamak”.

      Boşanma öncesi evlilik terapisi alan çiftler yola bilinçli çıktıkları için boşanma aşaması ve boşanma sonrası karşılaşaçakları sorunlarla daha sağlıklı bir şekilde başa çıkarlar.Yada ilişkilerinin daha sağlıklı hale getirmede prespektif ve donanım kazanırlar.

       Diğer taraftan evlilik yıkılma eşiğine geldiğinde ana ve babaların çocuklarına ne söyleyip ne söylemeyeceği ve daha da önemlisi neyi söyleyip neyi söylemeyeceği konularının önemi kendiliğinden menkuldur.Çünkü boşanmanın kendisinden değil, boşanmanın eşler tarafından nasıl algılandığı ve nasıl yaşandığı ve de çocuğa nasıl yansıtıldığı konusu çocukta soruna yol açar.

     Burada eşlerin kendi canlarının yandığı bir noktada artmış kaygı ve fizyon eşliğinde azalan bireysellikle birlikte prespektif kaybederek çocukarına karşı hatalı davranma olasılıkları çok ama çok olasıdır.Hatta ve hatta bir aile ve evlilik terapisinden yardım almadıkları sürece çocukların zarar görmemesi imkansız gibi bir şeydir.Çiftler fıtınanın dinip güneşin açağını ve ne olursa olsun boşansalar bile bir ömür boyu çocuklarının ebeveynleri olarak kalacaklarını bu sancılı dönemde akıllarının bir köşesinde tutmaya çalışmalıdırlar.

       Boşanma süreci çifti kaygan zeminde tökezletir. Çifti kendi derdine düşürerek tarafsız bakma yeteneklerini köreltir. Bu ruh halleri ile çiftlerin bir bölümü çocuklarına boşanma konusunda çok fazla şey söylerler. Yani onlara evlilik sorularını açar ayrılma planlarını eşlerine söylemeden çocuklarına söylerler.Ya da birbirlerini kötüleyerek çocuktan tek taraflı sadakat isterler.     Paradoksal bir şekilde bu çocuklar beklenenin tam tersine içlerine kapanırlar.

         Boşama sürecinde diğer bir grup çift çocuk kendi gözleri ile gördüğü halade çocuklara her şeyin yolunda olduğunu söyleyerek bilgi vermeyi reddederler Bunun sunucunda çocukta güvensizlik gelişir.

 

          Sonuç olarak boşanma  bir durumdur . Daha da önemlisi uzun, yorucu ve yıprartıcı bir süreçtir.Aile ve evlilik ilişkileri boşanma sırası ve sonrasında  yön değiştirir.Bu dönem sukunetle hareket etmeyi gerektiren bir dönemdir.Atılacak her bir adımın ve söylenecek her bir sözün her iki eş açısından ve anne babanın çocukla ilişkileri açısından ileride ne gibi sonuçlar doğuracağnı enine boyuna hesaplayarak on kere ölçüp bir kere biçmek gerekir.

 

 
Kaynakça: Aile ve Evlilik Terapileri Derneği eğitim ve süpervizyon ders notları

 

GÜLDANE KAVGACI

Aile Ve Evlilik Terapisti

     


Yorumlar