Keşlik Hünerse


06 Mayıs 2009

2951


Yuvam dır dediğin evinde günlük tüketiminin artığı çeri çöpü defederken,zamanında alıp sakladığın ev aletleri,el aletleri,tüketim malzemeleri ile yenisini aldığın için kullanılmaza ayırdığın giysi ve ev mobilyalarının oluşturduğu yığını fark etmen için bahar temizliği iyi bir fırsattır.

Genellikle evin şurasına burasına özensiz tıkıştırılanın yanı sıra az uğralınılan bir yere istiflenenlerde zamanla bir birini ezer,kullanım özelliklerini yitirir,paslanır-yanında yöresindekileride paslandırır,ekşir,kokar.

Birde bakarsın kullanman gereken bir şeyi bulmak o kadarda kolay değildir.

Huzuru,güveni ve sıcacık letafeti özenle muhafaza ettiğini sandığın evinden umduğun mis kokusu yerine tarifini dahi yapamadığın kokular gelir.

Eskiden geniş ferah olarak tanımladığın yuvanda şimdi dolaşırken bir şeylere çarpmadan niçin dolaşamadığını anlayamazsın.

Kıymet bilmek,samanı saklamak olmayan bu ertelemecilik ve ne yapacağını bilmezlik için Bahar temizliği imdadına yetişir.

Yuvanda neredeyse sana yer bırakmayan döküntüyü Eskiciye-hurdacıya-çöpe havale eder,badananı yapar mis gibi evinin keyfine varırsın.

Görsel-işitsel-duyusal alış verişlerde bakiye olarak sende kalan ve yaşamın adaletsizliğini,zalimliğini İnsanların nankörlüğünü,senin zafını zayıflığını bir tokat gibi yüzüne şaklatan döküntüleri gözün neden görmez?her anını rahatsızlıkla geçirmene sebep olan,nefes almanı-çevreni fark etmeni engelleyen döküntülerin eciş-bücüşlüğünden kurtulmak-bir daha hayatına kabul etmemek için niçin kılını kıpırdatmazsın?

İlk Okul birinci sınıfa giderken kalemin arkasını,silginin köşesini kemirirdin.

Okurken kekeler,yazarken eğri büğrü yazardın.Bunların hepsini fark etmeden değiştirdin.Şimdi tükenmez yada dolma kalem kullanıyorsun ve arkasını ısırmıyorsun,okurken lirik bir akışla okuyor,yazarken inci gibi bir sırada olmasına özen göteriyorsun.

Geçmişinde Özgüvensizliği aşılayan,korkaklık modeli olan her örnek ve önerme geçmişte kaldı,kalemi değiştirdiğin gibi bunları neden değiştirmiyorsun?

Büyük bilgenin,sonsuz enerjinin,Ulu Tanrının;

Yaşayanların önüne serdiği sonsuz ve sınırsız ziyafet sofrasından en mükemmel yiyecekleri seçeceğine, rağbet olmadığından yada deforme olduğundan imha için kenara konan besin değeri olmayan,yiyeni zehirleyen,hastalandıran,doyurmayan artıklarla,dışkılarla işin ne?

Cesur ol tok muş gibi,tenezzülsüz gibi yapma;

Cesur ol en iyiyi iste;

Cesur ol en iyiyi öğren ve onun vitamini ile ihya ol,zehirlisi ile hasta olup helak olacağına.

Sonsuz ve sınırsız iyi olan,sonsuz sınırsız bilgili,sonsuz sınırsız varlıklı bir ebevey düşünki gıda diye,yaşam diye evladına zehir ikram etsin.

Sev,yürekten sev-Samimi ol,yürekten samimi ol ki senin ne kadar sevildiğini,sana nasıl samimi davranıldığını bu yüzden her şeyin en mükemmelinin senin yaşamın için yaratıldığını FARK et.

Ezginlik-ezilmişlik duygusunu,korku ucubesini,öz güvensizlik elbisesini at gitsin çöpe.

Muhteşem şeyler seni bekliyor,sana düşen istemek ve almak;

Tereddüt etmeden,yüreğin pır pır çarpmadan,korkmadan,utanmadan başını kaldırıp bir bak,bakki hayat burnunun ucunda gördüğün kasfetli,korkunç çöplükten çok güzel.

Uyuşturucu müptelaları için çok eskiden, madde tesirinde iken önüne küçük bir çay çıksa azgın nehir sanıp geçemez derlerdi.

Yaşam mücadelesinde birkez ne istediğini bildinmi?

İstediğini alamadın,haksızlığa uğradın,yenildin diye nedir bu yaşayan ölülük?

Madde bağımlısı ile ilgili anlatılan hikayede olduğu gibi;

Önüne çıkan küçücük maniaları aştığında büyük ödüller elde edecekken onu abartıp,mazeretler arkasına saklanıp korkaklığını başka şeylere yada önüne çıkan engellere mal etmek seni kurnazmı yapıyor?

GERÇEKTEN MADDE MÜPTELASIMISIN?

MADDE MÜPTELASI DEĞİLSEN NESİN SEN?


Yorumlar