Kişilik ve Kişisel Farkların Analizi


30 Mayıs 2009

3228


 İnsan biyo-psiko-sosyal bir varlıktır. Bu üç farklı bileşen ise bireyi diğer bireylerden farklı kılan kombinasyonlar yaratmaktadır. Bu farklılığı çevremizdeki olaylara verdiğimiz tepkilerin farklılığından, duygusal derecesinden veya farklı anlamlandırmamızdan yola çıkarak hepimiz gözlemleyebiliriz.

Kişilik Nedir?

Aşağıda kişilik ile ilgili farklı bakış açıları sunulmuştur.

Kişilik, bireyin iç ve dış çevresiyle kurduğu, diğer bireylerden ayırt edici, tutarlı ve yapılaşmış bir ilişki biçimidir(İnsan ve Davranışı / Cüceloğlu,D. 1997).

Kişilik, bireyin kendisi açısından, fizyolojik, zihinsel ve ruhsal özellikleri hakkındaki bilgisidir (Örgütsel Dav. ve Yönetim Psi. / Eren, Erol). Kişiliği gelişim sürecine bakarak değerlendiren Prof M. Orhan Öztürk ise insanın biyopsikososyal bir bütün olduğuna dikkat çekmektedir (Ruh Sağlığı ve Bozuklukları), 1997

Ayrıca kişiliği etkilyen başka faktörlerin de olduğu bilinmektedir; dış görünüm, kişinin faaliyet alanındaki rolü veya görevi, zeka, enerji, arzu, ahlak vb. potansiyel yetenekleri ve toplumsal özellikler… (Örgütsel Dav. ve Yönetim Psi. / Eren, Erol,)

Kişiliğin doğuştan var olan ve sonradan edinilen eğilimlerin bütünüdür de diyebiliriz. Yine buradan hareketle kişiliği; bireyin doğuştan getirdiği özelliklerinin ve sonradan edindiği eğilimlerin düzenlenmesi ve bireyi diğerinden ayıran farklılıkları ile çerçeveleyebiliriz Kişilik bireyin çevreye uyum tüm nitelikleri ile uyum sağlamasıdır.

Kişilik Kuramları

Psikoloji tarihinde farklı kuramcılar kişiliği farklı algılamış ve farklı yorumlamışlardır. Bunlardan bazıları şunlardır:

Psikanalitik Kişilik Kuramı,

Eric Berne’in Kişilik Kuramı,

Carl Jung ve Alfred Adler’in Kişilik Kuramları,

Karen Horney’in Kişilik Kuramı

 

Psikanalitik Kişilik Kuramı

Freud kişiliği üç bölüme ayırmaktadır. İd, Ego ve Süperego. Dinamik yapıya göre id, vücutta yeri belirlenemeyen afaki bir şekilde tanımlanan içgüdülerimizin ve dürtülerimizin kaynağı olarak tanımlanan insanoğlunun ilk ruhsal bileşeni olarak tasavvur edilir (Bütüncül Psikoterapi, Özakkaş, Tahir/Psikiyatr).

Ego insan ruhunun gerçeklik yönünü temsil eden parçasıdır. Gerçeklik, yaşadığımız evren içerisindeki geçerliliğini yitirmeyecek olan fiziki kuralların ve bunların üzerine bina edilmiş bir medeniyetin varlığını kabul etmektir(age).

Süperego, realitenin de ötesinde anne ve babanın çocuktan beklediği davranış kalıplarının, doğru ve yanlışların içselleştirilmesidir. Yani anne ve babanın tasarımsal olarak içeri alınması, introjekte edilmesidir(age).

 

Eric Berne’in Kişilik Kuramı

Berne de tıpkı Freud gibi kişiliği üç kısımda incelemektedir. Yalnız esinlendiği Freud'dan sevgi yoksunluğu düşüncesi yönünden önemli ölçüde ayrılmaktadır. Bu nedenle, ilginç bir görüş ortaya atmasına rağmen, Berne, Freud kadar çok fazla eleştiri almadığı için fazla tanınmış bir düşünür değildir. Berne'e göre, kişilik aşağıdaki üç kısımda oluşmaktadır.

Atalık (öğüt verici kısım)

Olgunluk (yetişkin kısım)

Çocukluk (olgun olmayan kısım)

Düşünür, çocukluk kısmında bireyin bir takım kişisel istek ve arzularının bulunduğunu ve bunlara erişmek için kendini tatmin etmek için dilediğince davrandığı kısmıdır. Burada birey toplumu dikkate almadan davranışlarının getireceği sonuçları hiç düşünmeden dilediği gibi hareket etmektedir.

      Olgunluk ve yetişkinlik kısmı olarak ifade edilen kişilik kısmı, insanın çocukluk kısmını disipline eden eğilimleri ortama uygun gelecek biçimde düzenleme görevini yerine getirmektedir. Böylece insanın doğal olarak yapmak isteyip de yapamadığı şeyler yetişkin kısım sayesinde bilinçaltına itilip baskı altında muhafaza edilmektedir.

      Üçüncü kişilik kısmı her insanda bulunan atalık yapma, başkanlarına yol gösterme ve nasihat etme halidir.

 

Karen Horney'in Kişilik Kuramı

Horney’in kişilik Kuramını üç başlık altında toparlamak mümkündür.

1)İnsanlara yaklaşmak onlara sevgi ve yakınlık duymak suretiyle endişe ve korkuları gideren taktikler.

 2)İnsanlardan uzak durmak, onlara karışmamak ve bağımsız biçimde hareket ederek endişe ve korkulardan sıyrılma taktikleri.

 3)İnsanlara karşı gelmek, onlarla mücadeleye girmek, güçlü olduğunu diğer insanlara kabul ettirmek suretiyle endişe ve korkulardan sıyrılma taktikleri.

 

Kişisel farklar

Her birey, kişi olarak diğerlerinden farklı bazı özelliklere sahiptir ve bu onun diğer insanlardan farklılığını oluşturur. Bu nedenle, kişileri güdülemek için kullanılan özendirme (teşvik) araçlarına gösterilen tepki insandan insana farklılıklar gösterir. Kişilerin bu farklı görünümleri örgütün veya yöneticilerin genel politikası (yasalar, kaideler, kurallar) yanında, kişisel politikalar da izlemesini gerektirir.

Yönetimin zorluğu işte buradan gelmektedir.

 

Kişisel Farklılıkları Doğuran Nedenler

Kişisel farklılıklardaki birçok niteliklerin davranış ayrılıklarına neden oldukları bilinmekle beraber, biz bunlardan sadece örgütsel bakımdan önemli bulduğumuz dördüne değinmekle yetineceğiz. Özellikle, yönetsel davranışlarda kişiliğin oynadığı rolü belirlemek bakımından bu nedensel özellikler üzerinde durmak gerekmektedir.

 

 a)Olayların gerçeğine dayanma (Nesnellik=Objektivite)

 b)Girişim Ruhu

 c)Hırslı Olma

 d)Toplumculuk (Sociabilite)

 

Nesnellik=Objektivite

Bir yönetici, öfkesini astlarını azarlayarak yatıştırıyorsa, buradaki durumu, astın kötü davranışını düzeltmek için belirlenmiş iyi usulden çok, yöneticinin bir psikolojik gereksinmesinin ortaya çıkması olarak açıklamak daha uygun olur.

Yönetici, burada objektif değil, duygularının esiridir ve böylece davranışlarının asıl nedenini gizlemekte ve hatta bunu astını yola getirmek için yaptığını ifade etmektedir. Objektif nedenlere dayanmayan davranışlar çoğu hallerde bunalım veya tatminsizliklerden ileri gelir. Nesnel (objektif) olmayan davranışlar, kişilerin yararlı birçok yeteneklerinin ortadan kalkmasına ve normal kişiliklerinin farklılaşmasına neden olmaktadır.

Girişim Ruhu

Girişim ruhu başkalarıyla olan ilişkilerde, teşebbüsü ele alma ve duruma hakim olma eğilimi anlamına gelir. Yöneticiler arasındaki birçok farklar bu nitelikler bakımından ortaya çıkmaktadır. Bütçelerini artırmak veya ilave faaliyetlerde bulunmak için mali kaynaklar araştırarak girişimlerde bulunan bazı yöneticiler ile sadece, mevcut durumun yürütülmesi ile meşgul olanlar veya normal usul ve işlemlerini sürdüren yöneticiler arasında belirli bir kişilik farkından söz edilebilir.

Hırslı Olma

Hırslı bir kimsenin zihni, daima kişisel mevkii ve örgüt içinde ilerleyip yükselme tutkuları ile meşguldür. Böyle bir kişi, günlük davranışlarda girişimci olabildiği kadar olmayabilir de, fakat rütbesinde, ücretinde veyahut da kişisel statüsünde yapılan herhangi bir değişikliğe karşı çok duyguludur.

Örgütlerde personel özendirme için kullanılan usul ve yöntemler hırslı yaradılışlı kimseleri harekete geçirmeye (güdülemeye) daha elverişlidir.  Bazı insanlar kişiliklerinin ve hatta doğuştan karakterlerinin gereği olarak bütün yaşamları boyunca en üst mevkiler peşinde koşarlar ve sorumluluk yüklenmek karmaşık işleri çözümlemek ve başarmak gibi hususlardan büyük tatmin duyarlar. Onların bu durumu geçici olmaktan ziyade beşikten mezara kadar yapılan bir uğraşı niteliğindedir.

Toplumculuk

Toplumculuk, kişinin ilişkili olduğu kimselerin tutum ve arzularına karşı olan duyarlığını ifade eder. Toplumculuğu yüksek bir kimse, kendisini gruptan ayrı olarak hissedemez. Bu duyarlık grubun törelerine (anne ve normlar) saygı gösterilmesini sağlayan başlıca duygulardan biridir. Toplumculuk özelliğine sahip bir kimse disiplinlidir, kişiliğini kolayca grup yasalarına ve düzenine uydurabilir.

Kişisel Farklılıkların Yönetim Psikolojisindeki Önemi

Yönetim psikolojisinde, ulaşılacak belirli bir takım amaçlar ve bu amaçlara ulaştıracak bir örgüt söz konusudur. Amaçları en etkin ve en verimli biçimde gerçekleştirmek için bireysel farklılıklardan nasıl yararlanılacağını bilmek gerekmektedir.


Yorumlar