Ürküttüysem Seni Özür Dilerim...


13 Eylül 2010

1930


Ürküttüysem seni, özür dilerim...

Olabildiğince açık konuşmak istiyorum ama kalbim boş, bu boşluk kendine tutulan bir ayna gibi, kendimi görüyorum. İçim korku ve tiksintiyle doluyor, şimdi bir hayaller dünyasındayım; rüyalarım da hayallerim de tutsak kaldı.

28.12.2009  saat  07.45 civarı. Yağmur sonrasında yeşilin her tonunu görebildiğim dağ manzarası eşliğinde yoluma devam ediyorum. Donuk gözlerle izliyorum etrafımı, canım konuşmak istemiyor, birilerini dinlemek ölüm gibi geliyor. Tek düşündüğüm, daha doğrusu düşünemediğim... Hiçbirşey düşünemiyorum; beynimin karıncalandığını, kalbimin sızladığını hissediyor ve sessiz sedasız yoluma devam etmek istiyorum sadece.

Ve işte geldik sonunda, işyerimdeyim. Zoraki gülümsemem yüzümde, insanlar bile tuhaf görünüyor bugün gözüme. Koca bir kalabalığın içinde ne yapacağını şaşırmış ürkek bir çocuk gibiyim.

İçimdeki boşluğun kocaman bir öfke duygusuyla dolduğunu hissediyorum. Öfkemi bastırabileceğim bir yol düşünüyorum, hiçbirşey bu duygunun üstesinden gelemezmiş hissine kapılıyorum. Yüzümden düşen bin parça devam ediyorum hayatıma, bir anda tüm ailesini, servetini, kendisini herşeyini kaybetmiş bir adam misali.

Kendimce bir yol buluyorum öfkemi bastırabilmek adına ve işe koyuluyorum hemen, sonrasını hiç düşünmeden.

Bugünlerde hala anlamsızım, yaşadığım şoku üzerimden atamamışken bir de öfke anıyla yaptıklarımın pişmanlığını yaşıyorum. İnsanlar hala tuhaf, etrafımda olan biten hiçbirşey ilgilendirmiyor beni. Kendi kabuğuma çekilmiş zamanın geçmesini bekliyorum sadece. Bol bol uyuyor, yemek yemiyor, uyuyamıyorum. Birde herşeyden korkar oldum son zamanlarda. Kahkaha sesleri midemi bulandırıyor, insan sesine dayanamıyorum. Konuşmak, insanları dinlemek ne büyük sabır gerektiriyor artık.

Yolda yürürken sana dik dik bakan birini görürsen korkma sakın, işte o benim. Sana baktığımın farkında bile değilim. Ürküttüysem seni, özür dilerim...

**Erkek arkadaşı tarafından fiziksel şiddete maruz kalan N.A' nın not defterinden...

Yeteri kadar tehdit edici olan bir olayla karşılaşan herkeste travma sonrası stres bozukluğu ortaya çıkabilir. Bir kişinin önemli bir stresten kurtulma kapasitesini belirleyen önemli faktörler arasında; stresin doğası, kişi tarafından veya başkası tarafından stresin yetkin şekilde ele alınması, kişinin önceki başa çıkma becerileri, kişinin kendisine, stres kaynağına ve geleceğe olan yaklaşımı, iç enerjilerini kontrol ederek gereken işlevler için yönlendirebilmesi, strese saplanıp kalmaması, var olan kaynakları kullanma becerisi ve onu destekleyen sistemlerin varlığı ve bu desteğin kalitesi yer alır. Burada başa çıkma becerilerinin önemi açıktır. Bu becerilerin geliştirilmesi için önce kişilerin yanlış kabullenmeleri ve bilgilendirilmelerinin öğrenilmesi ve düzeltilmeye çalışılması gerekmektedir.

Kişinin direncini arttıran kaynaklar arasında kişinin kendine güveni, stresi değerlendirmede kullandığı değer yargıları, alternatif çözüm yolları bulabilmedeki esnekliği, destekleyici ilişkileri, başa çıkmanın önemini kavraması yer alır. Küçük parçalara bölünen strese karşı kazanılan her zafer önemlidir. Çevrenin desteği, kişiye seçme şansı tanıması, kişinin gelecek beklentileri, direnci arttırmada önemli anahtarlardır.

Ne var ki, yaşanılan bir travmadan sonra bile insanların günlük yaşamları ve onun getirdiği sıkıntılar, doğal olarak tekrar gündeme gelmektedir. Her sabah kalkınca çözümlenmesi gereken sorunların ağırlığı, yaşanan çaresizlik hergün tekrarlandığı için bireyin üzerinde büyük bir etki bırakabilir. Bu durumda kişi birçok olayı birleştirip hepsini stresli olarak algılamaya ve toplumun desteğini yetersiz görmeye başlayabilir. Ancak çoğu kişi, yaşanan yıkım ve kayıpların çokluğu karşısında bu sorunları çok önemsiz görür ve yardım istemez veya yardımcı olabilecek kişiler ya da çevre tarafından garip karşılanacağını düşünerek yardım isteyemez. Burada ruh sağlığı çalışanlarına ve halkı bilgilendirebilecek durumdaki herkese düşen görev, sorun için başvurmaktan kaçınılmaması gerektiğinin halka anlatılmasıdır.


Yorumlar