Çocuklarda Gelişimsel Hatalar


06 Eylül 2010

3713


ÇOCUKLARDA GELİŞİMSEL SESBİLGİSEL İŞLEMLER VE HATALAR

Gelişmenin belirli evrelerde ve belirli nitelikteki evrenselliğinin yanı sıra, bireysel farklılıklar ve dillere özgü faktörler, sesbilgisi ediniminin kişisel ve dile özel yönünü göstermektedir. Sesbilgisel çözülmeye dayalı diller arası araştırmalar, bu özelliklerin ilk gerçek 50 sözcüğün kazanılmasıyla kendini göstermeye başladığını ortaya koymaktadır. Goad ve Ingram , bireysel farklılıkları irdelerken üç değişken bağımlılığa dikkat çekmişlerdir.
1) Performans farklılıkları, çevresel farklılıklar, dilsel farklılıklar. Performans farklılıkları ile çocuklar arasında farklı öğrenme stillerini ortaya çıkaran genetik farklılıkların etkilerinden söz edilmektedir. Buna göre , bir çocuk diğerine kıyasla ilk 50 sözcüğüdaha hızlı edinebilir; diğer bir çocuk belli sesleme örüntülerini seçip kullanmakta ya da göz ardı etmekte ısrarlı olabilir veya başka bir çocuk çeşitli engeller nedeniyle bu edinimi gerçekleştiremeyebilir.
2) Çevresel farklılıklar, çocukların maruz kaldığı işitsel girdi farklılıklarına dayalıdır.
Buna göre , belirli bir ses birimi bir çocuk tarafından diğerine göre daha sık duyulabilir. Bu da o sesin edinimini kolaylaştırmaktadır.
3) Dilsel farklılıklar, herhangi bir dil yapısının edinimini etkileyen dile özgü sınırlılıklardır.bazı dillerdeki sesbirim dizgesel yapılar, sesbilgisel bilgi ve sesletim güçlüğüne dayalı olarak değişkenlik gösterebilir.
Sesbilgisel edinim, birçok dilde çeşitli yönleriyle ve değişik açılardan inceleme konusu olmuştur. Bu incelemelerin sonuçları çocuk dil gelişiminin çeşitli boyutlarında ve gelişimde genel bir evrensellik olduğu izlenimi vermiştir.
Çeşitli dillerde uzun yıllar süren çalışmalar sonucu birtakım evrensel varsayımlar ileri sürülmüştür. Bunlar;
• Dünya üzerindeki hemen tüm çocuklar seslerin karşıtlık işlevlerini kazanmada aynı sırayı izlerler.
• Bu çerçevede önce çift dudak sesleri ile geniş- düz ünlü /a/ dan oluşan ünsüz- ünlü yapılarını kazanırlar. “ma , pa..gibi”
• Tüm çocuklar ağzın ön tarafında çıkartılan /b/, /t/ seslerini art tarafından çıkartılan /k/, /r/ seslerinden önce kazanırlar.
• Tüm çocuklar, patlamalı /p/ ve genizsi /n/ seslerini, sürtünmeli /s/, /z/ ve akıcılardan /l/, /r/ öce kazanırlar.
Diğer taraftan bu varsayımlar genel edinim çerçevesini çizmekle birlikte, çocuklar arasında önemli bireysel farklar bulunmaktadır ve diller arası karşılaştırmalı çalışmalar kazanım hızı ve sırasında farklar olduğunu da göstermektedir.(1)

Dil ve konuşma sürecinde ustalaşma zaman içinde aşamalı olarak gelişmektedir. Ancak bireysel özellilkler bu aşamalardan geçiş hızını ve aşamaların sırasını etkileyebilmektedir. Fizyolojik bilişsel ve sosyal olarak genel gelişim sürecinde sesbilgisi edinimi çocuğun üstesinden gelmesi gerektiği önemli süreci içermektedir. Birincisi, anadilin arılam ayırıcı özellikli sesbirimlerini ve bunların anlam aktarma (karşıtlık) işlevlerini ayırtedebilme ve üretebilme sürecidir. Bu süreçte algısal olarak, çocuğun karşıtlrk işlevi içinde bulunan parçasal birimleri ve parçalarüstü birimleri akustik parametrelerine göre ayriştırması, kümeleyebilmcsi gerekmektedir. Üretimsel olarak ise, çocuk söz zinciri içinde sesbilgisel karşıtlıkları gerçekleştirebilmek için gerekli sesletim parametrelerini otomatik olarak kontrol edebilrneyi öğrenmek durumundadır. Bu süreçle bağdaşık olarak çocuğun aynı zamanda üstesinden gelmesi gerektiği ikinci sorun, edinmekte olduğu sesibilgisel karşıtlıkları dilinin kurallarına göre örgütleyebilme ve kullanabilmedir. Başka deyişle çocuk, dilinin dizimsel yapısını oluşturan sesbirim dizge bilgisini de edinmek durumundadır. (2)

Çocuklarda Sesbilgisel Edinim Stratejileri
Sesbilgisel edinim stratejileri yetişkin ve çocuk söyleyiş örüntüsü arasındaki ilişkiyi betimleyici işlemlerdir. Çocukların konuşma dillerindeki “basitleştirmeler” olarak nitelendirilir. Bu yapılar sözcük yapılarındaki ses değişimlerini içerir. Sesbilgisel işlemler olarak tanımlayacağımız bu işlemler alanyazına Stampe’in Doğal Fonoloji Kuramı ile girmiştir.. Stampe’e göre sesbilgisel işlemler, çocuğun konuşma üretiminde belirli güçlük sergileyen ses ya da sesdizinleri yerine, güçlük dereceleri daha az (fakat benzer) ses ya da ses dizeleri kullanma için uygulanan zihinsel bir süreçtir. Stampe, çocukların sesletim güçlüklerinin üstesinden gelebilmeleri amacıyla bir tür sesbilgisel basitleştirme stratejisi uyguladıklarını ileri sürmüştür. Ona göre, eğer bir ses biriminin sesletimi zor ise , çocuk yerine daha doğal olanı gerçekleştirmektedir. Ancak hedef sesbirimin bazı özellikleri her zaman korunmaktadır. Örneğin, bir sürtünmeli sesin sesletimi durak seslerine göre daha zordur. Bu durumda sesletim biçimi bakımından daha kolay olan durak sesleri tercih edilebilir. Ancak sürtünmelilerin ötümlülük ve sesletim yeri özellikleri korunarak, durak sesleri tercih edilecektir. Çocukların bazı sözcükleri kullanmadaki seçme ve kaçınma stratejilerinin de belirli sesbirimler, ünsüz öbekleri ya da sözcüklerin uzunluğu ile ilişkili olabileceği ileri sürülmüştür. Kısaca çocuklar dillerinin sesdizimini öğrenirken sözcükleri basitleştirmede sesbilgisel işlemler olarak tanımladığımız çeşitli kurallar geliştirirler.(1)
Stampe’in 1969da öne sürdüğü fonolojik analiz yaklaşımında çocuğun yetişkin dil sistemini hedeflediği kabul edilmektedir. Ancak, çocuk bu hedefe ulaşabilmeyi kapasitesi ölçüsünde başarmaktadır; bu süreçte kendine özgü davranışlar sergileyerek hatalar yapabilmektedir. Yapılan hatalar sistematik bir basitleştirme olarak tanımlanır. Diğer bir deyişle, çocuğun dil kullanımı gelişigüzel değil, aksine sistemlidir.(4)
İngilizce’de çocukların yaptığı karakteristik hatalardan biri asimilasyondur. Asimilasyonda bir konuşma sesi bir veya birkaç özelliğini koruyarak diğer konuşma sesinin yerine geçer. Örneğin /d/ sesi “doggie” de asimile olarak [gagi]’ye veya “pin”in /p/ sesi nazal özellik kazanarak [min]’e dönüşebilir. Ünlüler ve ünsüzler arasında asimilasyon paternleri olmasına rağmen, asimilasyon bitişik olmayan ünsüzlerde daha sık olmaktadır.(ünsüz harmonisi).(3)
Menn, güçlü (velar) ve güçsüz (alveolar) arasında sıkı bir hiyerarşi olduğunu öne sürmüş ve güçsüz segmentin güçlüye harmonize olduğunu ileri sürmüştür.
Cruttenden alveoların üretiminin, gözle görülebilen ünsüz üretiminden daha zor olduğunu ileri sürmüş ve veların dudaksıllara asimile olmasını buna kanıt olarak ileri sürmüştür. Bu açıklama eğer alveolar motor olarak çok zor ise neden babıldamada yaygın olduğu sorusunu akla getirmektedir.(3)
Berg(1992) yaptığı çalışmada Curretenden’la benzer sonuçlara ulaşmış, velar ve alveoların çiftdudaksıla asimile olduğu sonucunu bulmuştur.
Fonolojik gelişim, birçok çocukta çeşitliliğe yol açan çeşitli nedenlerden etkilenebilmektedir. Bu yüzden aynı paternlerin çok çeşitli çocuk topluluklarında gözlenmesi gerekmektedir. Menn ve Cruttenden’ın velar harmoni ve dudaksıl harmonisi literatürde sık anılsa da, geniş çoçuk kitlesine uygulanıp sınanmadıkça emin olmak mümkün değildir. Yine bazı çalışmalardan elde edilen ortak bulgular şöyledir. 1- çıkış yerine göre birçok çocuk alveoları velara ve dudaksıla asimile olduğu , 2- çıkış şekline göre oral durakları nazala ve sürtünmeliye asimile olduğu, 3- veların dudaksıla asimile olmadığı bulunmuştur. Olası bir açıklama da Lewis’in 1936’da ileri sürdüğü çocukların daha erken öğrendikleri ünsüzlere eğilim gösterdikleridir. Bu görüş Cruttenden tarafından 1978 yılında çürütülmüştür. Çocukların genellikle alveoları velarların ediniminden önce edindikleri bilinmektedir.(3)



Sesbilgisel İşlemler

Sesibilgisel gelişim gereği sesbilgisel işlemler gerek sesbilgisel bilgi gerekse sesletim güçlüğünü yenmek için çocukların kullandığı basitleştirme stratejileri olarak araya girmektedir. Bu işlemlerin kullanımı belirli bir sıra ve düzen izlemektedir. Daha açık bir anlatımla, bazı sesler diğerlerine göre daha erken edinilmektedir. Seslerin dizgedeki konumu, sesletim yeri ve biçimi, parçalarüstü birimler gibi özellikler de edinimi etkileyebilmektedir. Bu da, çocuğun sesbirimlerin anlam aktarma işlevlerini ayırdetme ve üretebilmesinde güçlüğe neden olabilmektedir. Sesbilgisel işlemler, çocukların bu kullanımlarını dil kurallarına dayalı olarak açıklayıcı stratejilerdir.(2)
Çocuklar ilk 50 sözcüklerini üretmeye başladıkları zaman kendi üretici ses sistemlerini oluşturmaya başlarlar ve en fazla bir iki kez duyduğu sesleri telaffuz etmeye başlarlar. Dolayısıyla bu telaffuzlar (yetişin paterniyle karşılaştırıldığında) ses kümesi indirgeme,asimilasyon ve sistematik basitleştirme( önleştirme, duraklaştırma) gibi hata paternleri içermektedir. Dillerarası yapılan çalışmalar dil ediniminin ve bu hata paternlerinin bazı farklılılar olsa da benzerlik gösterdiğini ileri sürmektedir.(5)

Sesbilgisel edinim stratejilerinin uygulamasında, çocuklar arasında önemli bireysel ayrılıklar vardır. Yine de diğer dillerde, özellikle İngilizce’de genel olarak belli yaşlarda hangi sesbilgisel işlemlerin kullanıldığına veya ne zaman baskılandığına ilişkin pek çok araştırma sonucuna dayalı olarak bir profil çıkarılmıştır. Bu stratejilerin kullanılmasında çocukların belirli sesbilgisel biçimleri seçip, bazılarını gözardı ettikleri ve kendilerine göre bir sitem yaratmakta oldukları kabul edilmektedir. Alandaki çalışmalar birçok dilde normal çocuklar arasındaki çeşitli sesleri/sesbirimleri edinim yaşları ile bunların ediniliş sırası ve sebilgisel işlemlere ilişkin gelişimsel profiller(algılama ve üretim) çıkarmışlar, sesbilgisel gelişimin niteliğini ayrıntılı olarak betimlemeye çalışmışlardır.(1)
Bazı çalışmalarda da sesbilgisel işlemler yönünden genel anlamda evrensellik görülmekle birlikte, önemli bireysel ve dillere özgü farklılıklar dikkat çekmektedir. Bu farklılıklar, gelişimin sıra, hız ve aşamalarını etkileyebilmektedir. Özellikle erken sesbilgisi edinimi sırasında önemli farklılıklar bulunmuştur. Eş ikizler üzerinde yapılan çalışmalarda bile , birinin edindiği seslerin diğer ikizde edinilmediği görülmektedir.
Sesbilgisel gelişimde kişinin konuşmak istediği dil dizgesi içinde seslerin anlamları değiştirebilme özellikleri, düzenlenişleri ve işlevleri hakkındaki bilgisi söz konusudur. Bu, zaman içinde gelişen örtük bir bilgidir ve alma, algılama, çözümleme ve üretme süreçleri ile bağımlıdır. Çocuklar genellikle dillerinin sesbilgisi sistemini, işleyişini iletişim ortamlarında doğal olarak fazla zorlanmadan kazanırlar. Sözkonusu süreçte ustalaşma zaman içinde aşamalı olarak gerçekleşmektedir. Edinim süresi , 4:0 ya da 5:0 yaşları gibi sesbilgisel işlemlerin baskılanmasıyla sona eren kısa bir zaman dilimi ise de, yetişkin dilinin sesçil kullanımına erişme 6: ya da 7: yaşlarına kadar sürebilmektedir. Diğer bir anlatımla , çocukların yaşı büyüdükçe sesbilgisel işlemlerin kullanımının azalması, giderek hiç kullanılmaması gerekir.
Türk çocuklarında en sık görülen işlemler ünsüz düşmesi, ünsüz uyumu, ünsüz öbeklerinin indirgenmesi işlemleridir. En uzun süren işlemler arasında ise ünsüz öbeği indirgeme, akıcıların yarı ünlü olarak çıkarılması ve çok heceli sözcüklerin indirgenmesi gözlenmektedir. (1)




KAYNAKÇA




(1) Topbaş, S., “Çocukta Dil ve Kavram Gelişimi”, Anadolu Ünversitesi Yayınları, S.95-109, Eskişehir, 2003

(2) Topbaş, S, “Konuşma Sorunlarında Sesbilgisel Yaklaşım” Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi C: 5, S: 1- 2, ss. 131-139, 1992.

(3) Stoel, C,Stemberger,J, “Consonant Harmony and Phonological Underspecification in Child Speech”, In Yavaş, M “ First and Second Language Phonology ”, Chapter-3, S.63-80, San Diego, California, 1994

(4) sst testi kitapçığı

(5) Topbaş, S, “Phonological acquisition of Turkish children: implications for phonological disorders” European Journal of Disorders of Communication, 32, 377-396 Royal College of Speech and Language Therapists, London,1997

 


Yorumlar