CİSED 2. Uluslararası Cinsel Sağlık Kongresi (2016)

İnsanoğlunun Bilinçli Evrimi


Köşe Yazıları

Dr. Bülent URAN


Tüm Yazıları

Samanyolumuzun derinliklerinde delik olduğu sanılan birşey vardır. Bu deliğin etrafında bilimadamların ışık hızının dahi kaçamayacağını söyledikleri bir çekim kuvveti bulunmaktadır. Bu deliğin etrafındaki alan Buluşma Ufku (Event Horizon) olarak adlandırılmıştır ve onu aşabilen herşey kara deliğin merkezine doğru emilir ve bilim adamlarının tek’lik noktası (point of singularity) dedikleri deliğin merkezine ulaşmadan önce, kendi temel enerji elementine doğru uzanır ve sonuçta etrafa yayılır.

Samanyolumuzun karadeliğinin öteki tarafında ne olduğunu hiç kimse bilmez., ama büyük ve yeni bir galaksinin var olması bir gerçek olarak kabul görmektedir. Albert Einstein bize enerjinin yaratılıp, yok edilemeyeceğini, sadece nakledilip, dönüştürülebileceğini öğretmiştir. Eee, o zaman bu enerji karadeliğin öteki tarafına dönüştürülüyor mudur? Zıtlıklar yasası fikrine bağlı kalırsak o zaman belki de karadeliğin öteki tarafı bir ışık pınarı mıdır?

Dürüstçe söylemek gerekirse, size karadelikteki tek’lik noktasının ötesinde neler olduğunu söyleyemem ama size üzerinde düşeceğiniz birşey söyleme izin verin. Bilim adamlarına gore kainatın başlangıcında Big Bang bir tek’lik noktası olarak başladı ve sonsuz bir büyüklüğü olan bir uzayda, patladı.

Bir Hipnoterapist olarak geçirdiğim yıllar boyu, çok sayıda olayla kalabalıkların içerisinde, bir kara deliğin oturduğunu gözlemledim. Bu delik birçok kişi için o kadar korkutucu ki onun varlığına inanmamayı veya başkalarının içinde fakat kendilerinin dışında olduğuna inanmayı tercih ediyorlar.

Eğer kendinize karşı dürüstseniz, neyi refere ettiğimi bilirsiniz. Haydi kabul edin, sevmediğiniz bir his yaşadığınızda, içinizdeki o küçük şey, sizi olumsuz tepki vermeye doğru çekiyor, varlığını görmezden gelmeye çalıştığınız, arka planda pusuda duran ve saklanan, içinizdeki o parça. Yinede bu karadeliği yok saymaya çalışmak yönündeki en iyi çabalarınız bile boşunadır ve sonunda sizi içeri çekmek için bir yol bulur ve çektiği anda samanyolundaki kara delik gibi, yolunuza çıkan herşeye, size bile zarar verir.

Samanyolundaki karadeliğin ötesinde neler olduğunu size söyleyemeyeceğimi yineliyorum. Fakat başkalarına (ve kendime) rehberlik etme tecrübesiyle kutsanmış biri olarak şunu biliyorum, içimizdeki karadeliğin öteki tarafında bir ışık pınarı vardır. Fakat bu “ışığa” ulaşmadan once gerçekleşecek bir Big Bang olayı bulunur: aydınlık ve karanlığın biribirine yaklaşması. Bizi kendi karanlığımızın olaylı ufuklarına girmek konusunda, cesaretimizi kıran bu Big Bang’dir. Içerisine cesaret edip girmiyor olmamız içimizdeki karanlığın var olmadığı anlamına gelmez. Karanlık bize sahte bir güven vermenin bir yolunu bulacaktır ve hiç beklemediğimiz bir anda, onu kendimizden uzak tutmaya çalışmamıza rağmen sinsice yanımıza sokulacaktır. Sadece sinsice yanımıza sokulmaklada kalmayıp onu görmezlikten gelmeye çalışırsak bizden daha güçlü olduğu konusunda bizi kandıracak bir güce dönüşecektir. Işte ben burada, bütün yapılması gerekenin “olumlu” düşünmek ve geçmişte olanları unutmak olduğunu söyleyenlerin karşısındayım. Bu başka bir makalenin konusu olduğundan şimdi konu dışına çıkmayacağım.

Hipnotist olarak, özellikle regresyon hipnotistlerinin misyonunun, müşterilerinin korkularının karadeliğinden güvenle geçişlerini sağlamak olduğu söylenebilir.

Koruyucu bir kanal olmak, bilinçlerini yönlendiren geçmişlerini, kusurlu sebeplerin gölgelerinden, öteki tarafta onları bekleyen gözkamaştırıcı sevgi dolu ışık pınarına (Bizim yaratıldığımız kaynak. Tüm olasılıkların menşei.) doğru ulaşmaları için yol göstererek, iyileşmelerine izin vermek. Kara deliklerimizin içerisindeki enerjiyi, sonsuz bir Big Bang yayılmasına doğru transfer edebilecek kabiliyete sahip tek kaynak, karanlıktır. Refah, bolluk, üstünlüki sevgi ve neşe gibi, ışığın içinden çıkmış olan ve bizim ortaya çıkarmamız gereken bir enerji Big Bang’i. yaradanın bir sureti olduğumuz ideolojisini icra ettiğimiz, işte bu göstergedir.

Regresyon hipnotisti olarak, müşterilerimle yaptığım seanslarda ve kendimle yaptığım çalışmalarda, karadeliğin öteki tarafında ne olduğunu hem kendim hemde diğerleri için görebildim. Bu karanlığın bastırması için bir Karşılaşma ufku değil onun yerine bir ışık pınarına doğru gidişatın bir ufuk karşılaşmasıdır. Rumi’nin doğru yapmanın ve yanlış yapmanın ötesindeki alan dediği yerdir. Herşeyin affedildiği bir alandır. Bizi yaratan kaynakla uyumlu olan bir alandır. Bir müşteriyi oraya götürebilmenin muhteşem bir duygu olmasına rağmen, içeri girip girmeyeceğiniz sizin rızanıza bağlıdır. Sonsuz olasılıkların olduğu bir alandır. Kendinizle karşılaşma ufku ve Calvin Banyanın dediği gibi %1 ciler ve %99 cular olarak ayrılacağımız yer burasıdır.

Hepinize en ahenkli dileklerimle.

Namaste, 
Matt Sison

“Sezebildiğimiz kadarıyla, İnsan varlığının yegane amacı, katkısız varlığın karanlığında bir ışık yakabilmektir.”- Carl Jung


Köşe Yazıları | 1830 | 03 Aralık 2014
Yorumlar